Cuma, Eylül 03, 2010
   
Text Size

Doğal afetler ve insan kaynakları ekosistemlerin bozulmasını nasıl etkiler?

AddThis Social Bookmark Button

A- EKOSİSTEMLER

 

            Belirli bir bölgede yaşayan,birbirleri ile sürekli etkileşim halinde bulunan canlı varlıklarla cansız ortamın oluşturduğu bütüne ekosistem denir.Bir ekosistemde canlılar üreticiler,tüketiciler ve ayrıştırıcılardır.Cansız ortamı ise ışık,sıcaklık,hava,su,iklim ve toprak oluşturur.

 

            Kara Ekosistemi

 

            Ormanlar,çayırlar,çöller ve mağaralar kara ekosistemini oluşturur.Kara ekosistemlerinde canlıların yayılışını,iklim şartları ile toprağın yapısı belirler.Bu nedenle her kara ekosisteminde iklim,bitki örtüsü ve hayvan grupları farklılık gösterir.

 

 

              Tavşan                          Yılan

       
   
 


        

Havuç                                                            Çakal

       
   
 
 

 


                           Ayrıştırıcılar

 

 

Su Ekosistemi

 

Deniz,göl,ırmaklar,havuz ve bataklıklar su ekosistemini oluşturur.Su ekosistemlerinde canlıların yayılışını sıcaklık,basınç,ışık,oksijen miktarı ve tuz miktarı gibi çevresel faktörler belirler.

 

 

                Su Pireleri                     Balık

       
   
 


        

Su Yosunu                                                       Balıkçıl

       
   
 
 
 

 


                             Ayrıştırıcılar

 

 

 

      Doğadaki Maddelerin Dengesinin Korunması

 

      Doğadaki canlı ve Cansız varlıklar arasındaki madde alışverişleri ile etkileşimleri bir süreklilik gösterir.Dolayısıyla döngü oluşturur.

 

      1. BESLENME DÖNGÜLERİ

 

      Canlıların yaşayabilmesi için madde ve enerji gerekir.Bunları sağlayan besinlerin temel kaynağı Güneş’tir.Beslenme açısından bütün canlılar birbirleriyle ilişki halindedir.

 

      Üreticiler

 

      Bitkiler,bazı tek hücreli organizmalar ve bazı bakteriler kendi besinlerini kendileri yaparlar.Fotosentez ile inorganik maddelerden (CO2,H2O ve madensel tuzlar) besin ve oksijen üreten canlılara ototrof canlılar denir.Oluşan besinin bir kısmı bitkinin hayatsal olaylarında harcanır,bir kısmı ise nişasta,yağ ve proteine çevrilerek depo edilir.

 

      Tüketiciler

 

      Besinlerini yapamayan ve hazır olarak alan canlılara heterotrof canlılar denir.Tüketici sınıfına giren canlıların hemen hemen hepsinin sindirim kanalı bulunur.Etçiller,otçullar,hem etçil hem otçullar (hepçiller) olmak üzere üç gruba ayrılırlar.

 

      1. Otçullar (Herbivor)

 

      Yeşil bitkilerin fotosentez sonucunda oluşturdukları besin maddeleri ile beslenen canlılardır.Koyun,geyik,zürafa,tavşan gibi canlılar otla beslenirler.Bitkisel besinlerde bulunan selülozun sindirimi zor olması nedeniyle bu canlıların sindirim kanalları diğer tüketicilerin sindirim kanallarından daha uzundur.Otçul memelilerin azı dişleri iyi gelişmiştir.

 

      2. Etçiller (Karnivor)

 

Otla veya etle beslenen hayvanları yiyerek beslenen canlılardır.Bağırsakları otçullardan daha kısadır.Çünkü etlerin yapısında bulunan proteinin sindirimi kolaydır.Etçil memelilerin köpek dişleri iyi gelişmiştir.Kurt,aslan,kartal,leylek,yılan,kaplan,atmaca,kurbağa ve timsah gibi canlılar etle beslenirler.

 

     

 

 

      3. Hepçiller (Omnivor)

 

      Hayvansal ve bitkisel besinlerin her ikisiylede beslenen canlılardır.Ev faresi,insan,ayı,domuz,serçe,sığırcık,karga,hindi,turna,kaplumbağa gibi canlılar hem et hem otla beslenirler.

      Canlılar besinlerini bulundukları ortamdan alırlar.Dolayısıyla ortamdaki zararlı maddeler canlıların vücuduna girebilir.Denizlerde okyanuslarda ve göllerde suyun hareketiyle pasif olarak sürüklenen küçük organizmalar vardır.Bunlara plankton denir.Planktonlar yaşadıkları sulardaki zehirli maddeleri vücutlarında biriktirirler.

 

      Besin Zinciri

 

      Beslenme bakımından bütün canlılar birbirleriyle ilişki halindedir.Yeşil bitkiler Güneş enerjisini kullanarak bütün canlılar için gerekli olan besinleri yaparlar.Besinler,tüketiciler tarafından kullanılır.Bu ilişkiye besin zinciri denir.

      Besin zincirinde üreticiler,zincirin birinci halkasını;tüketiciler,ikinci halkasını oluşturur.Tüketiciler kendi aralarında birinci dereceden tüketiciler,ikinci dereceden tüketiciler ve üçüncü dereceden tüketiciler olmak üzere üç gruba ayrılır.Besin zincirinin üçüncü halkasını ise ayrıştırıcılar oluşturur.

 

      Birincil Tüketiciler :Üreticiler ile beslenen canlılardır;bitki tohumları ile beslenen kanarya,sularda alglerle beslenen kuyruksuz kurbağa larvaları,balık yavruları,patates ve bitki tomurcukları ile beslenen kör fareler,yapraklarla beslenen ipek böceği larvaları,tohumla beslenen sincap,bitki gövde ve yapraklarıyla beslenen tavşan bu gruptaki canlılara örnektir.

 

      İkincil Tüketiciler :Bitkisel besinlerle beslenen hayvanları yiyen canlılar bu grubu oluşturur.Küçük balıkları yiyerek beslenen büyük balıklar,böcek ve küçük omurgasızlarla beslenen kertenkeleler ikinci dereceden tüketiciler grubunda yer alırlar.

 

      Üçüncül Tüketiciler :Otçullar ve diğer etçil canlılarla beslenen hayvanlardır.Aslan,kaplan,ayı,tilki,sırtlan,kartal gibi canlılar üçüncü dereceden tüketicilerdir.

      Doğadaki bütün canlılar öldüğü zaman çürükçül bakteri ve mantarlar (ayrıştırıcılar) tarafından parçalanarak ayrıştırılırlar.Böylece madensel tuzların toprağa geri dönmesi sağlanır.

 

 

            Işık enerjisi                          Üreticiler                             Tüketiciler

              (Güneş)

 

 

 

            Madensel                                                    Ayrıştırıcılar

            Tuzlar

      Doğada bir canlı birden çok canlı ile beslenebilir.Ekosistemde bu durum canlılar arasında bir beslenme ağı meydana getirir.Buna besin ağı denir.Besin ağındaki bir canlının yok olması,bu canlı ile beslenen canlıları da etkiler.

 

      Enerji Piramidi

 

      Enerji,besin zinciri yolu ile bir canlıdan diğer canlıya aktarılır.Enerjinin bu şekilde aktarılması enerji piramidi ile gösterilir.enerji piramidi besin basamaklarından oluşur.İlk besin basamağını yeşil bitkiler oluşturur.yeşil bitkiler enerjisinin çoğunu yaşamlarını sürdürmek için kullanırlar.Bir kısmını da depo ederler.İkinci basamakta bulunan otçullar,bitkilerden arta kalan enerjiyi kullanır.Bu sebeple otçulların bulunduğu basamaktaki kullanılabilir enerji miktarı ve canlı sayısı daha azdır.Otçullar bu enerjinin bir kısmını hayati faaliyetlerde kullanırken arta kalanını ise üçüncü basamaktaki canlılar için depo ederler.Buy sebeple en üst basamaktaki canlıların kullanabileceği enerji miktarı az olduğundan bu basamaktaki canlıların sayısı da en azdır.

      Canlılar öldükten sonra topraktaki çürükçül bakteri ve mantarlar tarafından ayrıştırılır.Böylece yapılarındaki madensel tuzlar bitkilerin kullanacağı şekilde toprağa karıştırılır.

 

 

İkinci dereceden tüketiciler

 
Metin Kutusu: Birinci dereceden tüketiciler

            Enerji piramidini bozan sebepler;hastalık,hava şartlarındaki değişme , kontrolsüz avlanmadır.

 

 

 

 

 

            2. MADDE DÖNGÜLERİ

 

            SUYUN DÖNGÜSÜ

 

            __Yer yüzündeki akarsuların,göllerin,denizlerin ve okyanusların yüzeyinden buharlaşan su,su buharı halinde havaya karışarak bulutları oluşturur.

            __Bulutlar soğuk hava tabakaları ile karşılaşınca su buharı yağmur,kar veya dolu olarak yer yüzüne düşer.

            __Suyun bir kısmı toprak altına sızarak yer altı sularını oluşturur.

            __Asit yağmurları yeşil alanları tahrip eder.Yeşil alanların azalması suyun çevrimindeki dengeyi etkiler.

            __Hızlı nüfus artışı içme ve kullanma suyunun tüketimini arttırır.Kullanılan temiz sularda azalma görülür.

 

            KARBON VE OKSİJEN DÖNGÜSÜ

 

 

                                                   Fotosentez

       
 
   
 
 

 


   Karbondioksit                 Su   Oksijen    Besin

                   
       
         
 
 
 
 
 

 

 


                                                     Solunum

 

 

 


             Mikroorganizmalar                   Canlı Atıklar

 

 

                                          Fosil Yakıtlar   

 

            __Karbon,doğada,fosil yakıtlarda (maden kömürü,doğal gaz,petrol) , karbonatlı kayaçlar içinde ve atmosferde (karbondioksit gazı olarak) bulunur.

            __Yeşil bitkiler atmosferdeki karbondioksiti,organik besinleri oluştururlar . Otçul hayvanlar,yeşil bitkileri,etçil hayvanlar da otçulları yiyerek karbonlu bileşikleri alırlar.

            __Ölü bitkilerin ve hayvanların yapılarında bulunan karbonlu bileşikler  , Çürükçül canlılar tarafından ayrıştırılarak doğaya karbondioksit gazı olarak verilir.

            __Doğaya bırakılan karbondioksit gazı tekrar yeşil bitkiler tarafından kullanılarak,karbon çevrimi sağlanır.

            __Yeşil bitkilerin azalması ve fosil yakıtların enerji kaynağı olarak kullanılması gereğinden fazla karbondioksitin atmosferde kalmasına sebep olur.Atmosferde bulunan karbondioksit gibi bazı gazlar seraların camı gibi bir etki gösterir.Yani ışığı geçirip ısıyı içerisinde tutar.Bu nedenle bulunulan ortamda sıcaklık artışı görülür.Bu da ortalama ısının artmasına ve iklim değişikliğline sebep olur.Karbondioksit gibi bazı gazların bu etkisine sera etkisi denir.

            Karbon döngüsündeki dengenin bozulmaması için şu önlemler alınmalıdır :

 

            __Yeşil alanlar çoğaltılmalıdır.

            __Fosil yakıtlar gerektiğinden fazla kullanılmamalıdır.

            __Fosil yakıt yerine elektrik,termal ve güneş enerjilerinin kullanılması yaygınlaştırılmalıdır.

            __Sayıları azalan canlı türleri korunmaldır.

 

            AZOT DÖNGÜSÜ

 

 

              Atmosferdeki azot

       
   
 
 

 


           

                                Bitkiler              Hayvanlar

           
 
     
 
 
 

 


                                                                           

 

                        Topraktaki azotlu bileşikler

 

           

            __Havada %78 oranında bulunan azotu canlılar doğrudan  kullanamazlar . Havadaki azotun canlılar tarafından kullanılabilir bileşiklere dönüştürülmesine azot bağlama denir.Havadaki azot, ya şimşek ya da bakteriler tarafından azot bileşiklerine dönüştürülür veya tutulur.Bitkiler azotu topraktan alırlar.

            __Azot,protein ve nükleik asitlerin yapısında bulunur.

            __Azot havayı solunum için uygun hale getirir.

 

            Azot döngüsünde ;

 

            __Orman ve doğal bitki örtüsünün bilinçsizce tahrip edilmesi,

            __Toprağa uygun olmayan bitkilerin ekilmesi,

            __Toprağa uygun olmayan gübre ve ilaçların kullanılması,

            __Fosil yakıtlardan çıkan azotlu bileşikler dengeyi bozar.

 

            Ekosistemdeki Bozulmaların Nedenleri

 

            Doğal değişmeler çok yavaş olduğu halde,insanların neden olduğu çevre tahribatları çok hızlı gerçekleşmektedir.Ekosistemdeki bozulmaya neden olan etkiler iki grupta toplanabilir.

 

 

            Doğal Kaynaklı  Bozulmalar

 

            Doğal afetler,depremler,seller,kasırga,tayfun,yanardağ püskürmeleri ve kuraklık olayları çevrenin bozulmasına neden olur.Ülkemizin %90 ı deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır.Depremin neden olduğu zararları karşılayabilmek için çok fazla kaynak tüketilmektedir.

 

            İnsan Kaynaklı Bozulmalar

 

            İnsan ve diğer canlıların yaşadığı doğal çevre,çeşitli nedenlerle bozulabilir.Doğal çevrenin bozulmasına çevre tahribatı denir.

            Çevre tahribatına neden olan her olay insan davranışlarının bir sonucudur.Bu nedenle çevre kirliliğinde en önemli etken insandır.

 

            Nüfus Artışı

 

            Nüfus artışı doğal çevreyi ciddi şekilde tehdit eden sebeplerden biridir.Atan nüfusla birlikte beslenme,barınma,sağlık vb. ihtiyaçlarının artması ve bu ihtiyaçların karşılanması için gösterilen çabalar çevre tahribatına yol açar.

 

            Ekonomik Sebepler

 

            Ekonomik şartların iyi olmadığı ülkelerde artan işsizlik ve doğum oranına bağlı olarak çevre tahribatı da artar.Çünkü iyi olmayan ekonomik şartlarda insanlar yaşayabilmek için ihtiyaçlarını çevreyi bilinçsizce ve aşırı kullanarak kullanırlar.

 

            Endüstrileşme

 

            Endüstrinin gelişmesi insanların tabiat üzerindeki etkisini arttırmıştır. Örneğin,termik ve nükleer santrallerin inşa edilmesi çevre tahribatını arttırır.

            Fabrikaların bacalarından çıkan gazlar (karbonmonoksit,karbondioksit, kükürt,azot,oksit,metan ve ozon gibi gazlar) Dünya’nın ısınmasına neden olur. Ayrıca gazlar atmosferde yoğunlaşarak Dünya’ya asit yağmurları olarak geri döner.Asit yağmurları doğal bitki örtüsüne,ormanlara ve diğer canlılara zarar vererek Dünya’nın doğal dengesini bozar.


Yorumlar (2)

Bu yorumun beslemesine abone olun
Perfect
0
Super, Excelent. AQUA FACTOR: Wrong image...
sPENCER , Nisan 19, 2009 | url
doğal afetler ve insan kaynakları
0
çok sağolun öğretmen ödevime 100 verdismilies/smiley.gifsmilies/wink.gifsmilies/cheesy.gifsmilies/grin.gifsmilies/kiss.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gifsmilies/tongue.gif
inci , Haziran 01, 2009

Yorum yaz

daha kucuk | daha buyuk
security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz

busy

Sözün özü

"Erdemi öğretmemek, öğrenmemek, adaletle karşılaştığında onu benimsememek ve iyi olmayanı değiştirememek; işte benim kaygılarım. "
Konfüçyüs

“İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.”Napolyon.

Yeni

Kimyasal tepkimeleri yer değiştirme tepkimeleri ve indirgenme yükseltgenme tepkimeleri olarak sınıflandırabiliriz.

Nötürleşme tepkimeleri

 

Çökme tepkimeleri

 

 

Uçucu bileşik oluşumu

 

  

Yükseltgenme- İndirgenme tepkimeleri

 

 

02. Kimyasal Tepkimelerin Denkleştirilmesi

 

 

Yukarıdaki tepkimede reaksiyona giren H, C ve O atomları sayısı ile reaksiyondan çıkan H, C ve O atomları sayısı birbirine eşit değil. Öncelikle denkleştirme yapılmalıdır. Bu işlem aşağıdaki sıra takip edilerek yapılabilir.

 

1. Denklemin sol tarafında 6 C atomu olduğu için sağ taraftaki CO2 nin basına 6 eklenir. 

 

2. Denklemin sol tarafında 14 H atomu olduğu için sağ taraftaki H2O nun başına 7 eklenir (7x2=14)

 

3. En son olarak O denkleştirilmesi yapılır. Reaksiyonun sağ tarafında 12 + 7 =19 tane O atomu bulunmaktadır. Bu nedenle sol taraftaki O2 başına 15/2 yazılır.               ( 19-4 =15)

 

4. Kesirli sayıdan kurtulmak için her iki taraftaki katsayılar 2 ile çarpılır.

 

03. Yükseltgenme – İndirgenme Reaksiyonları

        03.01. Asidik Ortamdaki Yükseltgenme –İndirgenme Reaksiyonları

 

 

1. Oksijen ve hidrojen dışında elementlerin sayısı, yarı tepkimelerin her iki tarafında eşit hale getirilir.

 

                

 

2. Reaksiyonun sağ ve sol tarafındaki O sayıları hesaplanarak eksik olan tarafa eksik sayı kadar H2O eklenir.

 

                
 

3. Hidrojen eksikliği kadar H+, gereken tarafa yazılır.

            

            

 

 

4. Yük denkliğini sağlamak için uygun tarafa uygun sayıda elektron eklenir.

 

    

5. Reaksiyonun sağ ve sol taraflarındaki elektron sayılarını eşitlemek için her bir tepkime gerekli sayı ile çarpılır.  

 

 


6. Yukarıdaki iki yarı tepkime taraf tarafa toplanır, Birbirine zıt tarafta olan 6e birbirini götürür. Sonuç tepkimede elektron görülmemelidir.

 

           

 

 

 

03.02. Bazik Ortamdaki Yükseltgenme –İndirgenme Reaksiyonları

 

 

iyonik tepkimesini ele alalım.

 

1. Tepkime iki eşitliğe bölünür

 

 

 

2. Yarı tepkimelerdeki oksijen atomu eksikliği olan tarafa, her bir O atomu için bir H2O molekülü eklenir.

 

3. H denkliği yapılırken her bir H atomu için karşı tarafa H2O molekülü eklenir

 

 

 

4. Eklenen her bir H2O molekülü için tepkimenin ters tarafına OH- eklenir.

 

 

5. Tepkimenin her iki tarafında birbirinin aynısı moleküller varsa öncelikle onlar elimine edilir.  

 

 

6. Birinci yarı tepkimeyle işimiz bittikten sonra ikinci yarı tepkime denkliklerine başlanır. Tepkimenin bir tarafındaki her bir H atomu için diğer tarafa 1 H2O eklenir.Eklenen her bir H2O molekülü için diğer tarafa OH- eklenir

 

7. Her bir yarı tepkimedeki elektron eksiklikleri tamamlanır.

 

 

8. Ortak bir çarpan bulunarak 2 reaksiyondaki elektronların alt alta toplama yapıldığı zaman birbirini götürmesi sağlanır.

 

 

 

9. Sadeleştirilmeler yapıldıktan sonra denkleşmiş reaksiyon elde edilir.

 

 

04. Kimyasal Hesaplamalar


Bir tepkimeye giren atom, molekül veya iyonlar arasındaki kütle ve sayı ilişkisini veren hesaplara kimyasal hesaplamalar (stokiyometri) denir. Kimyada bu hesaplamaların yapılabilmesi için tepkimenin denkleştirilmiş olması gerekir. Denkleştirme hem kütle hem de yük bakımından yapılmalıdır.

 

Örnek

NaOH üretiminde  Na2CO3 ve Ca(OH)2 kullanılmaktadır. 500 g Na2CO3 kullanıldığında ne kadar NaOH üretilir.

 

Bu tür problemlerde ilk yapılması gereken reaksiyonun yazılarak, reaksiyondaki denkleştirilmelerin yapılmasıdır. Bu bir yer değiştirme reaksiyonudur.

 

 

  

Yukarıdaki reaksiyona bakacak olursak 1 mol Na2CO3’dan 2 mol NaOH oluşmaktadır.

 

1 mol Na2CO3= 105,9 gr/mol

1 mol NaOH = 40 gr/mol

 

105,9 g Na2CO3        80 g NaOH

500 g                              x g NaOH

 

x  = 500 x 80/105,9

 

x = 377 g NaOH oluşur

 

 

 

Örnek:

 

4,00 mol Fe ile 5,00 mol H20 nun tepkimesi sonucunda kaç  mol H2 oluşur?

 

 

İki reaktantın (giren ürün) miktarı verildiği için öncelikle hangi reaktantın sınır belirleyici olduğunu bulmak gerekiyor. Yani reaktantlardan biri tamamen reaksiyona girerken diğerinin bir kısmı reaksiyona girip bir kısmı artacak.

 

3 mol Fe          4 mol H20 (tepkimeye göre)

 

4,00 mol Fe     x mol H20

 

x = (4 x 4) / 3

x = 5,33 mol H2O

 

Bu demektir ki bu reaksiyonun olabilmesi için 5,33 mol H2O’ ya ihtiyacımız var. Fakat elimizde 5,00 mol H2O bulunmaktadır.

O zaman bu reaksiyonun sınır reaktantı H2O. 5 mol H2O için kaç mol Fe gerektiği bulunmalıdır.

 

 

3 mol Fe          4 mol H20 (tepkimeye göre)

 

x mol Fe           5 mol H20

 

x = (5 x 3) / 4

 

x = 3,75 mol Fe gerekmektedir.

 

Elimizde 4,00 mol Fe zaten var . Öyleyse eldeki Fe’in 3,75 molü 5,00 mol H2O reaksiyona girecek ve 0,25 mol Fe reaksiyona girmeden kalacak.

 

Diğer bir deyişle hesaplamalar yapılırken H2O temel alınacak

 

 

4 mol H2O reaksiyona girdiğinde      4 mol H2  oluşuyorsa         (reaksiyondan)

 

5 mol H2O                                        x mol H2

 

x = (5 x 4) / 4

 

x = 5 mol H2 oluşur.

 

Üye formu

Etiketler

Google, 2008’in en çok arananl

News image

Google, 2008 yılında her gün arama motoruna girilen milyonlarca sorguya dayanarak derlenen İnternet Zeitgeist’ini (Almanca’da zamanın ruhu anlamına gelen kelime) açıkladı....

Devamı ...

MySpace videoları cebe girecek

News image

MySpace, kullanıcılar tarafından yüklenen videoların mobil platformlarda görüntülenmesine olanak tanıyacağını açıkladı....

Devamı ...

Wikipedia editör dostu olmak i

News image

Wikipedia vakfı, sıradan kullanıcıların da İnternet ansiklopedisine katkıda bulunmasını sağlamayı amaçlıyor....

Devamı ...

e-Devlet Kapısı “Bismillah”la

News image

www.türkiye.gov.tr açıldı. Siteye erişimde Türkçe karakter sorunu yok, ancak birçok işlem için şifre gerekiyor. Şifre PTT’lerden bir günde, oturduğunuz yerden ise bir haftada ...

Devamı ...

e-devlet kapı duvar!

News image

2003 yılından beri yürütülen e-Devlet Projesi kapsamında bugün yayına girecek olan e-Devlet Kapısı, açılmasına saatler kala hâlâ kilitli görünüyor. Adreste ne bir test yayını, ne de “yakında hizmetteyiz” notu vardı, site resmi tören sonrasında açıldı....

Devamı ...

Mahkeme kararı Facebook’tan te

News image

Avustralya’da bir avukat, borcunu ödemeyen bir çifte, ipotek ettirdikleri evlerinin haczedildiğine dair mahkeme kararını sosyal iletişim ağı Facebook ile tebliğ ...

Devamı ...

Ayakkabı eylemi bilgisayar oyu

News image

ABD Başkanı George W. Bush’a hafta sonu Bağdat’ta yaptığı ziyaret sırasında ayakkabılarını fırlatan Iraklı gazeteci Muntazır El Zeydi’nin eyleminin yankıları İnternet’te de devam ...

Devamı ...

1,3 dolara satılık çalıntı Fac

News image

Bilgisayar korsanları, çaldıkları Facebook hesaplarının tanesini 1,3 dolardan çevrimiçi sahtekarlık çetelerine ...

Devamı ...

Google araması çeviri seçeneği

News image

Google, şirketlere özel ürettiği arama sunucularında diller arasında arama yapabilen bir düzeneğin testlerine başladı....

Devamı ...

Avrupa ile Asya iletişim kuram

Akdeniz’de denizaltından geçen 3 kabloda meydana gelen arıza nedeniyle Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasındaki internet ve telefon hizmetlerinde sorun yaşanıyor....

Devamı ...

Warner Music - YouTube ortaklı

News image

Warner Music, gelir paylaşımı modeline dayalı içerik ortaklığını sona ...

Devamı ...

Bu sitede erotizm içeren unsur

News image

İngiltere, web sitelerine filmlerde olduğu gibi bir derecelendirme sistemi getirmeyi ...

Devamı ...

Internet Explorer kan kaybediy

News image

Microsoft’un pazar lideri internet tarayıcısı Internet Explorer, tarihinin en düşük kullanım oranına ulaştı....

Devamı ...

Facebook paralı olmayacak

News image

Ünlü teknoloji blogu Techcrunch’ın yazarlarından Michael Arrington’un yaptığı “Facebook zor durumda” yorumları kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine yol açıyor....

Devamı ...

Wikipedia 6 milyon dolar hedef

News image

Geçtiğimiz Temmuz ayında Wikipedia’nın kurucusu ve kâr amacı gütmeyen Wikimedia Vakfı’nın yöneticisi Jimmy Wales tarafından başlatılan bağış kampanyası 6 milyon dolarlık hedefine ulaştı....

Devamı ...

More in: MATEMATİK, Genel, Health, Sağlık, teknoloji, Dünya, UZAY, Education, Kimya, Fizik, İcatlar, Mucidler , oyun, Rüzgar Enerjisi, Biyoloji

Metal/p-tipi Yarıiletken Arası

News image

Bu kontak tipinde; fm <fs ise kontak doğrultucu, fm > fs ise kontak omik kontaktır. Kontak yapılmadan önceki durum Sekil 1 'de gösterilmektedir. Yarıiletken Fermi seviyesi fm - fs miktarı kadar metal Fermi seviyesinin üzerin-dedir. Kontak yapıldıktan sonra yük alış-verişi meydana gelir. Yarıiletken tarafında geride pozitif bir uzay yükü (deşikten dolayı) ve metal tarafında negatif bir uzay yükü bırakarak, elektronlar yarıiletkenden uzaklaşır. Dolayısıyla, yarıiletken Fermi seviyesi fm - fs kadar alçalır. Yarıiletken deşikleri metale doğru hızlıca hareket ...

Devamı ...

KARBONHİDRATLAR

News image

Karbonhidratlar, polihidrik alkollerin aldehid ve keton türevleridir. Karbonhidrat yapısındaki en küçük birimler monosakkaritlerdir. Monosakkaritler kristalleşmiş renksiz bileşikler olup çoğu tatlıdır. Bu nedenle basit şekerler olarak da bilinirler. Genel olarak aldehid türevi içeren monosakkaritler aldoz, keton türevi olan monosakkaritler ise ketoz olarak adlandırılır. Monosakkaritler adlandırılırken C sayısı esas alınır ve aldoz şekerin isminin sonuna –oz eki getirilirken ketoz şekerin isminin sonuna –uloz eki ...

Devamı ...

ALKOLLER

News image

Su molekülündeki bir hidrojenin alkil grubu ile değişmesinden meydana gelmiş bileşiklere alkol adı verilir. Alkollerin adlandırılması: Klasik sistemde alkil grubunun adından sonra alkol sözcüğü getirilir; metil alkol, etil alkol, propil alkol, butil alkol gibi. IUPAC sistemine göre alkolün türemiş olduğu alkanın adına –ol son takısını getirmek suretiyle yapar: metanol, etanol, propanol, butanol gibi. Alkollerin Özellikleri a) Fiziksel Özellikler: Küçük moleküllü alkoller, özel kokulu ...

Devamı ...

organik bileşikler

News image

Kimyasal maddelerin sınıflandırılmasında benimsenen sistem, bitki ve hayvan organizmalarından elde edilen bileşiklere organik bileşikler, canlı organizmadan kazanılamayanlara da anorganik bileşikler adını vermiştir. 1784 de Lavoisier, yaşayan organizmalardan elde edilen organik maddelerin mutlaka karbon ve hidrojen içerdiğini ve ayrıca azot ve fosfor da içerebildiğini saptamıştır. Bu şekilde kimyanın ikiye ayrılması, organik ve anorganik maddeler arasında kesin bir farklılık olduğu görüşünü de beraberinde ...

Devamı ...

Dalton’un kısmi basınçlar yasa

Bir gaz karışımında gazlardan her birinin kendi yaptığı basınca kısmi basınç ismi verilir. Dalton’un kısmi basınçlar yasasına göre bir gaz karışımının toplam basıncı karışımın bileşenlerinin kısmi basınçlarının toplamına eşittir. PT =  PA + PB +…...

Devamı ...

Gazlar

News image

Gazlar moleküller arası çekim kuvvetleri en az olan maddelerdir. Gaz molekülleri birbirinden bağımsız hareket ederler. Aralarındaki çekim kuvveti sadece London çekim kuvvetidir. Büyük basınç ve düşük sıcaklıklarda sıvılaştırılabilirler. Gaz molekülleri bulundukları yeri her tarafına eşit oranda yayılarak doldururlar. Basınç altında yüksek oranda sıkıştırılabilirler. Sıcaklık ile basınç doğru orantılıdır. Düşük yoğunlukları vardır. Basınç (P), sıcaklık (T) ve hacim (V) gazların durumunu değiştirebilen e...

Devamı ...

Çözeltiler

Çözücünün Durumuna Göre : Çözücünün Fizik Hali Çözünen Maddenin Fizik Hali Örnek Katı Alaşımlar Katı Sıvı Gümüş içinde civa Gaz Palladium içinde hidrojen Katı Su içinde şeker Sıvı Sıvı Su içinde alkol Gaz Su içinde oksijen Katı Azot içinde iyot Gaz Sıvı Azot içinde su Gaz Azot içinde oksijen Elektrik Akımı İletmelerine Göre:. ...

Devamı ...

Tanecikler Arasındaki Çekimle

Erime ve kaynama noktaları moleküller arası etkileşim kuvvetlerine bağlıdır. Moleküller arasındaki etkileşim ne kadar büyükse maddenin erime ve  kaynama noktası o kadar yüksek olur. Polar moleküllü bileşiklerin kaynama noktaları apolar moleküllü bileşiklerin kaynama noktalarında büyüktür. Çünkü dipol-dipol etkileşmesi sıvı moleküllerinin birbirinden ayrılarak bağımsız gaz molekülleri haline gelmesini zorlaştırır. Ayrıca apolar bir moleküldeki çekim kuvveti kalıcı değil anlıktır....

Devamı ...

Moleküller Arası Çekim Kuvvetl

1. van der Waals (London) kuvvetleri Elektrik yüklü bir cisim çevresinde bir elektrik alanı oluşturur. Yüksüz cisimlerde bu alandan etkilenirler.Buna indüklenme ile elektriklenme denir. Öncelikle yüksüz bir cismin, atom çekirdeklerinden ve elektronlarından oluştuğunu hatırlayalım. Ortamda (+) yüklü bir cisim var ise yüksüz cisimdeki elektronlar bu (+) kutup tarafından çekilir. Diğer bölgede ise elektron noksanlığı veya (+) yük oluşur. İşte bu sayede polar olmayan (apolar) ...

Devamı ...

Moleküllerin Polaritesi

Bir molekülün yük dağılımı ve  şekli molekülün polaritesini belirler. İki atom arasında oluşabilecek bağlardan birisi de kovalent bağdır. Bu kovalent bağ iki atomun ortaklaşa kullandığı bir çift elektron sayesinde oluşur.  Bu bağ elektronları elektronegativiteleri birbirinden farklı olan atomlar tarafından farklı kuvvetlerde çekilir. Örneğin HF bileşiğini inceleyecek olursak florun elektronegativitesi hidrojen atomundan daha büyük olduğu için bağ elektronları flor atomu tarafından daha fazla ...

Devamı ...

İskelet Ve Kas Sistemi

Canlılarda, vücuda desteklik sağlayan ve hareketi kolaylaştıran sistemdir. Tek hücrelilerde bu görevi hücre zarı ve hücre çeperi yapar. ...

Devamı ...

Bir Rekabet Silahı Olarak Ürün

News image

Ürün tasarımı başarı için önemli bir anahtardır, çünkü ürün maliyetinin, kalitesinin ve tüketici hizmetlerinin belirlenmesinde önemli bir paya sahiptir.  Bu üç faktör şirketin rekabet durumunun belirlenmesinde çok önemli bir pozisyona ...

Devamı ...

Hizmet Ürünlerinin Tasarımı Ve

News image

Hizmet, karşılanmamış ihtiyaçların tatmin edilmesi düşüncesi ile başlar.  İlk değerlendirme, piyasa potansiyelinin ve fizibilitesinin belirlenmesi ile yapılır, daha sonra da prototip tasarımı, analizi ve testi yapılır, bunların sonunda da sonuç tasarıma ulaşılır.  İmalat ve hizmet sistem tasarımları arasındaki farklar, müşteri odağının ve insan etkileşimi derecesinin farklı olmasıdır.  Hizmet sektöründe bunlar daha yoğun olduğu için taleplere daha hızlı cevap verilebilmesi için daha esnek olunması gerekir. ...

Devamı ...

Kalite Ve Güvenilirlik

News image

Bir ürün tasarımı tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik özelliklere sahip olmalıdır. Bu niteliklere uygunluk satın alma ve üretim departmanlarının sorumluluğu altındadır. Satın alınan ve kullanılan malzemelerin bu özelliklere uygunluğu kontrol edilmelidir. Ayrıca yetersiz üretim yöntemleri de kalitenin düşmesine yol açar.  Ambalajlama ve dağıtım da ürünlerin tüketicinin eline sağlam geçmesini sağlamada son derece önemlidir.  Son olarak kullanma kılavuzlarının kalitesi ve satış sonrası hizmetleri de ürünün başarıya ulaşmasında rol sahibidir. Piyasaya sürülen pek çok bilgisayar teknik bilgisi kuvvetli olmayanlar ...

Devamı ...

ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ

News image

  Ürün geliştirme çalışmaları, pazar araştırması ile başlayıp,ürünün tasarımı ile devam eden,üretim süreçlerinin tasarımı ile sürdürülüp,ürünün fiziksel olarak yapımı ile sonuçlanmayan ; ancak pazara sunulup geri bildirim ile çevrimi tamamlanan bir süreçtir. Bu süreç aslında ürünün yaşamı boyunca devam eder....

Devamı ...

More in: Oss biyolji, Oss coğrafya, Öss fizik, Oss geometri, Kimya, öss matematik, Öss türkce, İktisat

Video

Restore Default Settings
Şu anda 45 konuk çevrimiçi