. MAGNETİZASYON EĞRİLERİ
bilimselkonular tarafından yazıldı. Pazar, 01 Kasım 2009 23:37
![]() |
Şekil 1. Magnetizasyon ve permeabilite eğrileri.
Birim uzunluk başına uygulanan magnetizasyon kuvvetine (magnetik alan şiddetine ) bağlı olarak akı yoğunluğunun değişimini gösteren eğrilere magnetizasyon eğrileri denir.
Bu tür eğriler magnetik malzeme kullanılarak yapılan deneylerden kolayca elde edilebilir. Magnetizasyon eğrilerinin yararı bir magnetik devrenin tasarımında kullanılacak magnetik materyel için gerekli bilgileri tam olarak sağlamasındadır.
Şekil 1. tipik bir magnetizasyon eğrisini göstermektedir. Başlangıçta, magnetizasyon kuvveti arttırıldığında akı yoğunluğu yavaş biçimde artmaktadır. 1 noktasından sonra B deki artma çok daha hızlı olup 1-2 arasında artma hızı yaklaşık olarak sabit kalmaktadır. Bu kısımda permeabilite ise magnetik alan şiddeti ile yaklaşık olarak orantılı biçimde artar ve bir maksimuma ulaşır.
2 den 3 e kadar akı yoğunluğundaki artma azalan biçimde devam eder. Buna karşılık permeabilite ani olarak azalmaya başlamaktadır. 3 bölgesinde akı yoğunluğundaki artma çok yavaşlar ve bir doyuma (satürasyona) ulaşır. Permeabilite ise bu bölgede başlangıç değerinin çok altındaki değerlere inmektedir. 2 ile 3 arasında, eğri dizinde, eğrinin eğimi ani ve keskin olarak değişmektedir.
Malzeme için olağan uygulamalar diz'in alt tarafında gerçekleştirilir. Çünkü bu bölgede mmk'deki küçük bir artmaya karşılık akı yoğunluğunda büyük artışlar sağlanabilmektedir. Oysa dizin ötesinde mmk'indeki büyük artmalara karşılık B deki artma çok azdır. Şekil 3.20 de dökme demir, dökme çelik ve transformatör çeliğine ait magnetizasyon eğrileri gösterilmiştir.
![]() |
|||
|
|||
Şekil 3.20. Çok kullanılan demir ve çelik için magnetizasyon eğrileri.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Sözün özü
"Erdemi öğretmemek, öğrenmemek, adaletle karşılaştığında onu benimsememek ve iyi olmayanı değiştirememek; işte benim kaygılarım. "
Konfüçyüs
Yeni
Organik kimyada sentez yaparken bazen belli bir işlevsel grubu korumanız gerekir; hele ki bu bir total sentezse, bu bazen yerini genellikleye bırakır. Koruma yapmanın amacı ise bir tepkimeyi gerçekleştirirken istenmeyen ama gayet olası yan tepkimeleri önlemektir. Tepkimeyi sağ salim gerçekleştirdikten sonra da yaptığımız korumayı kaldırırız. Bu da tepkimenin toplam sentezine ilaveten iki basamak eklemek anlamına gelir; ki total sentezde birsürü koruma yapabileceğimizi düşünürsek bu ilave basamakların sayısı epeyce artabilir...Burdan anlıyoruz ki korumanın yapılma (protection) ve uzaklaştırılma (deprotection) basamaklarının verimleri net verimi düşürmemek için çok yüksek olmalıdır...ki geliştirilen onlarca koruma yönteminde nerdeyse % 100"e yakın verimler elde edilebilmektedir... Ama gelin görün ki verimden başka dikkat etmemiz gereken şeyler de var...Temel olarak, yapacağımız korumanın koruyacağımız gruba karşı seçici olması, esas tepkimemiz sırasınca değişmeden kalması ve tepkime bittikten sonra da kolayca ortamdan uzaklaştırılabilmesi gerektir. Tabi bu korumanın kaldırılması olayı bazı koruyucu gruplar için çok ılımlı koşullarda (mesela seyreltik asitle) gerçekleşebilirken gibi sert koşullarda da gerçekleşebilir. Ve işin güzel yanı birden fazla koruma yaptığımız bir sentezde, bu koşul farklarından yararlanarak korumaları seçici bir şekilde ortadan kaldırabiliriz.



























