Cumartesi, Temmuz 31, 2010
   
Text Size

Blogum

Üyelerimizin yazdıkları
Haz 01
2008

Hastabakıcı robot

Posted by murat in teknoloji , tasarım , robotik

murat

Hastabakıcı robotNüfusun giderek yaşlandığı Japonya’da bilim adamları, hastabakıcı robot geliştirdi.

Riken Araştırma Enstitüsü’nde geliştirilen "Ri-Man" adı verilen robotun prototipi, Nagoya’daki laboratuvarda hünerlerini gösterdi. Ri-Man, silikon kaplı kollarıyla,12 kilogramlık bir mankeni hiç dengesini kaybetmeden kaldırarak, yaşlıları ve hastaları taşıyabileceğini kanıtladı.

35 kilo kaldırıyor
1.58 boyunda ve 100 kilo olan tekerlekli robot, hareketlerini ve uygulayacağı kuvveti, kollarındaki alıcılara göre ayarlıyor. RIKEN araştırmacıları, şimdilik 35 kiloya kadar ağırlık kaldırabilen prototipin, beş yıl içinde 70 kiloluk bir insanı kaldıracak seviyeye erişeceğini belirtti.

Kaynak:Hürriyet

 

http://www.enginbilim.byethost16.com/







May 30
2008

Bebek robot

Posted by murat in teknoloji , tasarım , robotik

murat



Bebek robot Avrupalı bilim adamları şimdi iddialı bir projeye başladılar. Hedefleri iki yaşındaki bir bebek boyundaki robottan kendi kendine öğrenebilen bir yapay zeka yaratmak.


Elinde oyuncağıyla emekleyen bebek robot şimdilik sanal dünyada yaşıyor ama önümüzdeki yılın sonbaharında Robotcub, gerçek dünyadaki oyun odasına taşınacak. Burada çevresini tanıyarak yepyeni deneyimler edinecek, yani tıpkı gerçek bebek gibi.

Avrupa birliği beş yıllık Robotcub projesi için 8,5 milyon Avroluk bir yatırım yaptı. Projede Cenova Üniversitesi yönetiminde Avrupa’dan on araştırma enstitüsü, İki Amerikan ve üç Japon enstitüsü çalışıyor.

Robot uzmanları ve bilişimciler dışında, yapay zeka uzmanları, nörologlar ve gelişim psikologları da robotun bir canlı gibi kendi kendine öğrenip öğrenmeyeceğini görmek istiyorlar. 16 aylık bir çalışmanın ardından projede epeyce yol alındı. Yazılım programı ve Hardware yapısının konstrüksiyon planları neredeyse hazır.

Çok gelişkin
Emeklemeye ve objeleri kavramaya yetecek kadar bir zihinsel donanım ve programlı bir merak yetisiyle dünyaya gelen yapay bebeğin bedeni, diğer robotların aksine çok gelişkin.

İki yaşındaki bir bebeğin boyuna sahip robot 54 farklı hareket yetisine sahip. Yani kollarını, bacaklarını, kafasını ve bedenini neredeyse her yöne doğru çevirebiliyor. Bacakları dört ayak üzerinde güvenli bir şekilde emekleyebilecek şekilde tasarlandı. Bu şekilde çevresine daha kolay keşfedeceği gibi objelere rahatça uzanıp, alıcılarıyla kontrol edebilecek.

Robot, iki yaşındaki bebeğin hareket özgürlüğü dışında bazı duyulara da sahip. Mesela bir stereo kamera gözlerin işlevini yerine getiriyor. Parmaklarındaki çok sayıda ölçüm aletleri bir tür dokunma hissi veriyor bebek robota. Tüm bunların dışında duyabiliyor da, hatta bir atalet sistemi de dengesini koruyor.

Biyolojik malzemeler
Bilim adamları, emekleyen bebek robotu yüksek hıza veya mükemmel hareketlere göre ayarlamak yerine, biyolojik maddelere benzer malzemeleri tercih ediyorlar. Örneğin insan cildine veya kaslara benzeyen yumuşak yapılar üretilmeye denendi.

Zürich Üniversitesi Yapay Zeka Laboratuarı’ndan Rolf Pfeifer bu konuda doğanın yaratıcılığına güveniyor. Evrimsel süreçler bilgisayarda tasarlandıktan sonra gerçek makinelere aktarılacak.

Robotun fazla ağır olmaması için basit motorik işlevler standart yapılarla çalıştırılmakta bu yüzden doğrudan doğruya elektrikle çalışıyor. Bilişsel yetileri için gerekli olan görüntü işleyen aletler ve işlemciler, robotun bedeni dışında. Bu şekilde çeşitli çalıştırma sistemlerini ve işlemcileri test etmek daha kolay oluyor.

Robot bebek neredeyse tamamen boş bir beyinle dünyaya gelecek ama bilim adamları bunu değiştirmek için çok şey planladılar. Yapay bebeğin oyun ve öğrenme saatleri tamamen dolu. Özellikle de okul öncesi dönemde bedeninin tüm olanaklarını öğrenmiş olacak. Bir müddet sonra hareketli ve hareketsiz objeleri kavrayabilecek, takip edebilecek ve hatta hatırlayabilecek de.

Kendi kendine kullanıyor
Bilim adamları Robotcub’ın aletleri bile kendi kendine kullanmasını bekliyorlar. Dahası insanların hareketlerini analiz ederek bunlara uygun bir şekilde yanıt vererek iletişim kurabileceği bile düşünülmekte. Yani velet sonunda kendi kişiliğini geliştirecek. Tabi bunların tümü henüz bilim adamlarının vizyonu sadece.

Robot bebeğin gerçekten de sadece çevresini tanıyarak akıllı bir çocuğa mı dönüşeceği yoksa durmadan yeniden programlanması mı gerekeceği şimdilik belirsiz.

Planda tanesi 50.000 Avroya mal olacak on robot bebek var. Avrupalı yapay bebek üzerinde kendi teorilerini denemek isteyen konuk bilim adamları için iki milyon Avroluk bir yatırım yapıldı.

Anlaşıldığı kadarıyla ortaya tek bir robot bebek değil, metal ve silisyumdan oluşan bir grup yuva çocuğu çıkacak ortaya. Bu durumda daha büyük robot çocukların deneyimleri sabit disklere yüklenerek, araştırmacılar tarafından incelenebilir.

http://www.enginbilim.byethost16.com/

bilim haberleri 


May 30
2008

Robotlar nasıl insan gibi konuşacak?

Posted by murat in teknoloji , tasarım , robotik , bilim

murat

Robotlar nasıl insan gibi konuşacak?

En gelişmiş robotlar bile bugün insan sesi çıkaramıyor. Ancak robotlara insan sesi ile konuşma becerisini kazandırma çalışmaları hızla ilerliyor. Bu çalışmalar ayrıca konuşma engelli kişilerin konuşabilmelerine de olanak tanıyacak.Son 10 yıldır elektronik olarak sentezlenmiş sesleri sık sık duymaya alışık olduğumuz için "Ne var bunda" diyebilirsiniz. Ancak Tokyo'daki Waseda Üniversitesi'nde geliştirilen bu robot diğer konuşan robotlardan çok farklı.

 



null

Waseda Talker bir robot. Ancak bu özel bir robot, çünkü konuşabiliyor. Robot teknolojisi konusunda 30 yıllık bir mazisi olan Waseda Üniversitesi, sentezlenmiş ses yerine android-konuşma şeklini tercih ediyor. Bu amaçla geliştirdikleri bir makine, sıkıştırılmış havanın itmesiyle insan gibi konuşmaya çalışıyor.

Waseda Talker'ın 5. kez üretilen WT-5 adı verilen versiyonu, bilgisayarda bir ikon işaretlendiği zaman harekete geçiyor. Motor yardımı ile çalışan diyaframlar, bir çift plastik tanktan gelen havayı yukarı doğru iterler. Hava, yapay ses tellerinden ve dilin üzerinden geçerek ağızdan ve burundan dışarı çıkar. Aynı anda WT-5'nin, dudakları açılmaya, kapanmaya, gerilmeye ve öne doğru uzamaya başlar. Bu şekilde ağzı canlıymış gibi hareket eder. Bu arada açıkça anlaşılır bir şekilde sırasıyla "a/i/u/e/o" gibi 5 sesli harfi telaffuz eder. Duyulan ses yarı sentezlenmiş, yarı insan sesi gibidir. Bilgisayarda başka bir ikon işaretlendiğinde robot bu sefer de "da/di/du/de/do" şeklinde bir nakarata başlar.

Makinenin yaratıcısı Masaaki Honda , Waseda Üniversitesi'nde bilgisayar uzmanı. Biyomekaniğe duyduğu ilgi, onu kendi kendine konuşan bir robot tasarlamaya doğru yönlendirmiş. Konuşan bir robot üretme arzusunun altında, insanların konuştukları zaman kafalarının içinde neler olup bittiğini merak etmesi yatıyor. Bu çalışmaların ilerde konuşma engelli kişilere konuşma eğitimi verilmesinde yol göstereceğini düşünüyor.

Bu arada WT-5'i bir oyuncak gibi algılamamak gerekiyor. Bu, daha doğal bir şekilde insanlarla konuşan ve iletişim kuran robot üretme projesinin bir parçası. Bu bağlamda WT-5, Japonya'daki Kagawa Üniversitesi'ndeki Hideyuki Sawada'nın konuşan ve şarkı söyleyen robotu gibi makinelerle yarışıyor.

KONUŞAN ROBOT NE İŞE YARAR?

Honda, bu tür araştırmaların konuşanın ses hareketlerini taklit eden ve bu veriyi diğer uçtaki bir ses sentezcisine gönderebilen cep telefonlarının yolunu açacağını düşünüyor. Bu şekilde haberleşmek için gerekli olan bant genişliği azaltılabilir. Bu projeler ayrıca, konuşma yeteneğini yitirmiş insanların yapay ses telleri üzerinde daha iyi bir kontrol sağlamalarına yardımcı olabilir.

KONUŞMA MEKANİZMASININ GİZİ

Honda ve diğerleri, konuşma sırasında beynin konuşmayı sağlayan unsurları nasıl kontrol ettiğini anlamaya çalışıyor. Bu unsurlar dudaklar, dil ve ses telleridir. Bilim adamları insanların bir fikri ifade etmek istedikleri zaman nöral kumandaların, motor korteksteki sinyalleri göreve çağırdığını belirtiyor. Motor korteks istemli kaslarımızı kontrol eder. "Bütün bunların sırayla nasıl çalıştığını ve beyindeki farklı devrelerin birlikte çalışarak konuşma sesini nasıl ürettiğini henüz bilmiyoruz" diye konuşan Kyoto yakınlarındaki ATR İnsan Bilgi Laboratuvarları'ndan biyofiziksel görüntüleme bölümü başkanı Kiyoshi Honda, "Konuşmanın mekanizmasını ve beyindeki devresini yeniden kuruncaya kadar da bunu anlayamayacağız" diyor.

Konuşmanın karmaşık mekanizmasını çözmenin yolu, konuştuğumuz zaman neler olup bittiğini anlamaktan geçiyor. İlk önce, akciğerlerimiz havayı nefes borusundan yukarı iter. Hava ses tellerini geçer. Teller gergin olduğu zaman, hava akımı bunların titreşmesine ve ses çıkarmasına yol açar. "d", "b" ve "v" gibi sesler böyle çıkar. "t", "p" ve "f" gibi ünsüzleri çıkardığımız veya fısıldayarak konuştuğumuz zaman teller gevşer ve havayı rahat bir şekilde ağzımızdan dışarı veririz. Her iki durumda da, farklı ses aralıkları üretmek için dil ve dudaklar da dahil olmak üzere ağzımızın şekli değişir.

İşte bu aşamada devreye robotlar girer. "Waseda Talker üzerinde çalışan bilim adamları konuşma üretiminin fizyolojik sürecinin bir benzerini yaratmak için mekanik bir sistem geliştirdiler. Daha önce böyle bir yaklaşım söz konusu bile değildi" diye konuşan Kiyoshi Honda, "Waseda projesi kendi kuramlarını oluşturacak" diyor.

Her şey Masaaki Honda ve bir grup mühendis, doktor, akustik uzmanının bir araya gelip mekanik konuşma sentezcisi yaratmaya karar vermeleriyle 1998 yılında başladı. İnsan konuşma organlarının MRI görüntülerinden yararlanan grup, yapay ses telleri, dil, dişler, dudaklar ve burun boşluğu gibi unsurları olan, konuşan bir kafa yarattılar. Bütün bu unsurlar, çeşitli derecelerde hareket yeteneğine sahipti. Dil, aynı dudaklar gibi, yumuşak, sentetik bir kauçuktan yapılmıştı ve en esnek parçalardan biriydi. Elektrik motorları ve krank (kol) mekanizmaları, hareketi oluşturmak için konuşmayı sağlayan unsurlara bağlı olan manivelaları, yayları ve telleri çalıştırıyordu.

Bilim ekibi robot ilk algılanabilir sesli sesleri çıkartıncaya kadar her unsurun hareketini tek tek ayarladı. Ancak Honda robottan çıkan ilk seslerin pek de doğal olmadığını kabul etmek zorunda kaldı. Bunun nedeni dudakların gerilip, aşağı/yukarı hareket etmek zorunda kaldığı zaman ileri doğru uzama hareketini yapamamasıydı. Oysa insanlar "oo" ve "w" sesini çıkartırken dudaklarını doğal olarak bu şekle sokabiliyor. Ses telleri aralarından havanın geçebileceği şekilde kauçuk plakalardan yapılmıştı. Bir motor telleri çekerek veya basarak gerilmelerini veya gevşemelerini sağlıyordu. Bunun sonucunda sesli veya sessiz sesler çıkıyordu.

Bu tasarım insan sesinin zenginliğinin yanında çok basit kalıyordu. Fakat yıllar geçtikçe bilim adamları damağı, dili ve dudakları tekrar tekrar tasarlayarak mekanizmayı düzeltmeye çalıştılar. Germe ve gevşetme sürecinde ikinci bir motordan daha yararlanılarak ses telleri üzerindeki kontrolü biraz daha artırdılar. Bu şekilde robotun çıkarttığı sesli harfler biraz daha doğallık kazandı; repertuarlarına "s" ve "m" sesleri katıldı. 2004 yılına gelindiğinde robotlar 50 adet Japonca konuşma sesini çıkartabiliyordu.

İLK SÖZCÜKLER

Bilim ekibi ayrıca robotun, "hassei" (Japonca'da konuşma anlamına gelir) gibi birkaç sözcüğü taklit edebilmesini sağlayan bir sistem geliştirdiler. "Hassei", iki hece arasında bir durak içerir ve ilk hece ünlü, ikinci hece ünsüzdür. Robotlar genel olarak, dış destekle de olsa, insanları kopyalamayı öğrenir. Ses analiz yazılımları, insanların konuştukları sözcükleri perde, sesin azlığı veya çokluğu veya tonal karakteristikleri gibi akustik parçalarına böler.

Bunlar robotun çıkartacağı seslere yol gösterirler. Bu arada analiz yazılımı orijinali ile karşılaştırır. Bilim adamları daha sonra, dudak, dil ve ses telleri üzerindeki kontrole müdahale ederek konuşmaya ince ayar çekerler. Çok sayıda ayardan sonra insan sesine benzer bir ses çıkar. Bunu sağlayan koşullar bir sonraki deneyde aynen kullanılması için kaydedilerek saklanır.

Bütün bunlar sabır gerektiren ve otomasyonu gerekli kılan bir uğraştır. Bu hedefe yönelik olarak bilim adamları yeni bir bilgisayar modeli yaratarak robotun kendi başına bu sesleri çıkartması için çalışıyor. Osaka Üniversitesi'nden robot tasarımcısı Minoru Asada bu konuda görüşlerini şöyle dile getiriyor: "Robotları geliştiren mühendislere tavsiyem, konuşmayı yavaş yavaş öğrenen bebekleri kendilerine örnek olarak almaları."

Kaynak:EtikHaber.com/Reyhan Oksay / Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji








































May 28
2008

duvara tırmanan robot!

Posted by murat in teknoloji , tasarım , robotik , bilim

murat

duvara tırmanan robot!

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü bilim adamları, yapısı salyangoza benzeyen bir robot geliştirdiler. Robotun beş yassı ayağı jölemsi bir film tabakası üzerinde hareket ediyor. Bilim adamları ilk deneylerde, robotu salyangoz gibi hareket ettirmeye başardılar. Bu çalışmanın yeni gelişen bir saha olan küçükhacimlisıvıdavranışı alanında önemli bir adım olduğu belirtiliyor.

Duvara tırmanan robot, tavanda yürüyebiliyor. Robot Salyangoz hareket edebilmek için sümüksü tabakada kayan ayağında bir kas büzüşme-çekilme dalgası oluşturmakta. Bu şekilde büzüşmeyle öne doğru hareket ediyor, arkasından ise beden çekiliyor. Sümük tabakası bu sürecin durmasını ve salyangozun arkaya itilmesini önlemekte deniyor.

Anette Hosoi ve ekibi bu süreci en iyi şekilde taklit edebilmek için beş ayaklı birkaç gramlık robotlar geliştirdi. Bu robotların ayakları hep birlikte hareket etmek yerine sırayla hareket ediyor ve sümük yerine laponit olarak bilinen jölemsi bir madde kullanılmış.

Hosoi şimdi salyangoz robotuyla, çok küçük ölçekte sıvı davranışı ve kontrolü konusunda daha fazla bilgi edinmeye çalışacak.


Kaynak:Robosnail

http://www.enginbilim.byethost16.com/

bilim haberleri











May 26
2008

Görünmezlik pelerini yakınlaştı

Posted by bilimselkonular in teknoloji , tasarım , fizik , elektromagnetik , bilim

bilimselkonular



Işığı alışılmadık şekilde bükebilen "yarımalzemeleri" üretmek için geliştirilen yeni bir yöntem, bu malzemelerin aralarında görünmezlik pelerinininde bulunduğu kullanışlı uygulamalara dönüştürülmesini bir adım daha yakınlaştırıyor.

Geçtiğimiz yıl, basın organları bu sıradışı ve yarımalzeme (metamaterial) olarak adlandırılan, düz ve görüntü bozulmasına yolaçmayan mercekler, çok güçlü mikroskoplar hatta görünmezlik aygıtları gibi uygulamaları olabilecek malzeme grubunu hararetli bir şekilde konu etmişlerdi. Fakat bu malzemelerin kullanışlı uygulamalara uygun türlerini üretmek zorluk içeriyordu. Şimdi Princeton Üniversitesinden araştırmacılar yüksek işlenebilirlik ve kolay imalat özelliklerini bir arada taşıması nedeniyle uygulamaları yaşama geçirilebilme olasılığı bulunan yarımalzemeleri tanıttılar.

Yarımalzemeler üzerine çalışan Maryland Üniversitesinden Igor Smolyaninov bunun çok önemli bir adım olduğunu belirtiyor.

Işık sıradan malzemelerin içinden diğerine doğru hafifçe bükülerek -su içindeki düz bir çubuğun bükülmüş görünmesi gibi-- yarımalzeme içinden ise tam zıt yönde kırılarak geçer. Yarımalzemeler bu yüzden "negatif" kırılma indeksine sahip malzemeler olarak adlandırılırlar.

Yarımalzemelerden yapılan bir mercek eğimli bir yüzeye sahip olmak zorunda değildir. (Sıradan mercekler için eğim gelen ışığı odaklamalarını mümkün kılar). Ayrıca, yarımalzemeler, bir nesmeyi görünmez kılmak için etrafındaki elektromanyetik dalgaların yönlendirilmesinde de kullanılabilir.

Halihazırda araştırmacıların bir kısmı, mikrodalgalar karşısında görünmezliği sağlayan gizleme aygıtını tanıtırken, diğerleri de elektromanyetik dalgaların elektromanyetik yelpaze içinde görünür parçasını zıt yönde kıracak malzemeyi oluşturdular. Fakat şimdiye kadar yarımalzemeler onların etkileyebilmeleri anlamında ışığın dalga boyundan daha küçük karmaşık biçimli motiflerde olmak zorundaydı. Bu nedenle malzemeler mikroskobik dalga boylarına sahip ışıkta iş görüyordu ve kızılötesi ve görünür ışık gibi dalga boylarında üretilmesi zorluk gösteriyordu. Negatif kırılmanın elde edilme yöntemi nedeniyle mevcut yarımalzemeler de onları optik alanınında kullanışlı kılmayan, ışığı güçlü biçimde içlerinde tutma eğilimindeydiler.

Princeton Üniversitesi araştırmacılarınca geliştirilen yarımalzemeler negatif kırılma özelliğini kaybetmediği gibi kolayca üretilebildi. Mikrodalga gizleme aygıtlarında kullanılan bölünmüş halkalar gibi karmaşık yapılar yerine, yarımalzeme son derece ince yarıiletken malzemeden katmanlarının üstüste yığılmasıyla gerçekleştirilebilir. Princeton'dan araştırmacı Claire Gmachl, bu üstüste yığma işleminin iletişimde kullanılan lazerlerin yapımında kullanılan yarıiletkenleri imal eden araçlarla yapılmasının mümkün olduğunu söylüyor.

Yeni yarımalzemeler, indiyum galyum arsenür (indium gallium arsenide) ve indiyum arsenür (indium arsenide) içeren değişken katmanlardan oluşuyorlar ve yelpazenin kızılötesi bölgesinde iş görmeye ayarlanabiliyorlar.

Diğer yarımalzemeler gibi yeni yarımalzemeler de içlerinden geçen ışığın dalga boyundan dikkate değer biçimde küçük olan yapılardan oluşmaları nedeniyle ışığı sıradan malzemelerin yaptıklarından daha farklı biçimde etkileyebiliyorlar. Sonuç olarak malzeme içinden geçen bir defada birden çok katmanla çarpışan bir dalgaya birbirlerinden yalıtılmış yarıiletkenlerin her ikisi de tek bir malzeme gibi davranıyor.

Yeni yarımalzemeleri önceki yarımalzemelerden farklı kılan ışığın yolunun iki görüş açısını değiştirmek yerine birini değiştirmeleri. Eğer ışık bir dalga olarak düşünülürse dalga yüzü ışığın hareket ettiği yöne dikeydir. Kıyıya çarpan okyanus dalgalarını gözünüzde canlandırın, tek bir yönde hareket ederler, fakat dalga yüzü büyük bir su duvarıdır. Evvelki yarımalzemeler ışık ışınının içlerinde geçiş yönünü değiştirirken ve dalga yüzü ışık ışınına dikey olarak kalırken, yeni yarımalzemelerde ışık ışınları yönlerini değiştirmekle birlikte dalga yüzünün yönünü değiştirmemekte, bu ise ileriye doğru gitmek yerine yanlara doğru kaymak biçiminde bir etki sağlıyor.



Işık ışını sıradan bir malzeme içinden geçerken, ışık dalgalarının yüzüyle aynı yönde hareket eder..(Görüntünün üst tarafı) Işık ışını yeni tip bir yarımalzeme içinden geçerken ise yönünü değiştirir fakat dalga yüzleri aynı yönde kalır.(Görüntünün alt tarafı) (Bu görüntü bilgisayarda üretilmiştir. Anthony Hoffman, Princeton University)

Işık ışınının yönü üzerindeki toplam etki önceki yarımalzemelerle aynı olmakla birlikte, yeni yarımalzemelerin üretilmesinin daha basit olması ve daha az ışık tutmaları, onların optik alanında kullanılmalarını oldukça cazip kılmaktadır.

Princeton araştırmacılarınca geliştirilen ilk uygulama kimyasal duyarlı aygıtlardaki düz mercekler oldu.Uygulama özellikle kızılötesi ışınlarla çalışılan malzemeler için çok uygun.

Gmachl, geleneksel merceklerin kullanıldığı aygıtların optik ayarlarının yapılmasının oldukça yavaş olduğunu söyleyerek, Bu ilk uygulamanın eğri mercekleri düz merceklerle değiştirerek optik ayarı basitleştirdiğini belirtiyor.

Diğer bir öncü uygulamada kızılötesi dalgaboylarının kullanıldığı gece görüş cihazları olabilir. Smolyaninov, gece görüş cihazlarının geliştirilmesini isteyen kişiler için bu ilginç olabilir diyor.

Kaynak:TechnologyReview.15.10.2007


May 26
2008

Yapay sedef

Posted by bilimselkonular in kimya , genel , bilim

bilimselkonular
Bir araştırma ekibi ilk kez yapay sedef üretmeyi başardı.Son derece sağlam, ince ve esnek malzeme, Zürich Federal Teknik Yüksekokulundan Lorenz Bondener ve Harvard Üniversitesi'ndeki meslektaşları tarafından geliştirildi.

Science dergisindeki habere göre araştırmacılar alüminyum plakaları ve bükülebilir plastiği zar inceliğinde bir tabaka olarak birleştirmişler.

Malzeme araştırmacıları uzun bir süredir organik ve anorganik parçalardan oluşan bir tür sedef geliştirmeye çalışıyorlardı. Sedef doğada özellikle midye kabuklarının üzerine yerleşiyor. Fakat kemik, diş ve bazı böcek iskeletlerinde de görülmekte.

Bonderer ve ekibi, alüminyum plakaların ve üst üste binen tabakaların büyüklüğünü ayarlayarak, zar inceliğindeki filmin esnekliğini ve kırılganlığını kontrol edebilmiş. Bu tür hafif ve baskıya dayanıklı malzemeler örneğin uzay teknolojilerinde kullanılabilecek.

Kaynak:Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji

May 26
2008

Organik Transistörler

Posted by bilimselkonular in kimya , bilim

bilimselkonular
Kolay şekillenebilir bir malzeme olan "pentacene"den yapılan transistorlar, organik elektronik aygıtlar için gelecek vaat ediyor.

Organik bir transistor oda sıcaklığında bir hafta bırakıldığı zaman performansı iki katına çıkıyor.
Ancak bunlar üretilirken moleküller bir hizaya gelmez ise, oluşan kusurlar elektronları tuzağa düşürür ve transistoru yavaşlatır.

Şimdi Zürich'teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nden Wolfang Kalb ve ekibi, yeni üretilmiş bir pentacene transistorunun bir vakum içinde bırakıldığı zaman kusurların kendiliğinden kaybolduğunu keşfetti.

Kendi kendine düzelme sürecinde genellikle ısıya ihtiyaç duyulur, fakat pentacene'de moleküllerin arasındaki oda sıcaklığında ortaya çıkan "itişip kakışma", moleküllerin yeniden bir hizaya gelmelerine ve kusurları yok etmesine yol açar.

Kaynak:Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji
Ayrıca: http://arxiv.org/abs/0711.1457

May 25
2008

Kum tepeleriyle borsaları, trafik sıkışıklıklarını modellemek

Posted by bilimselkonular in matematik , bilim

bilimselkonular

Kum tepeleriyle borsaları, trafik sıkışıklıklarını modellemek

Hollandalı matematikçi Anne Fey matematiksel kum tepesi modellerinde olasılık hesaplarını araştırdı. "Modelin" kuralları basit olmakla birlikte geniş bir alanın davranışını etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor.

Fey'in araştırması bu modeller içinde öz düzenlemenin çeşitli biçimleriyle ilgili. "Pratikte", örneğin yer tabakalarının hareketi, borsalardaki dalgalanmalar ve trafik sıkışıklığının oluşumu gibi geniş bir yelpazede uygulanabilir.



Bu matematiksel modeller bir ızgara üzerinde tanımlanırlar. Her bir ızgara noktası sınırlandırılmış bir değerden aşağıda kalmak üzere kum yüksekliğine veya miktarına sahiptir. Her bir zaman aralığında bir noktanın yüksekliği artar. Eğer yükseklik sınırlandırılmış bir değeri geçerse kum en yakınındaki noktaya taşınmalıdır, bu işlem tüm noktalar sınırlandırılmış değerin altında kalana kadar devam eder.

Modelin kuralları basit olmakla birlikte geniş bir alanın davranışını etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. Kumtepesi modelleri, dengeli akan zamanın oluşturduğu, öz düzenleme ve düzenli biçimlerin çeşitli türlerini gösterirler. Bu en açık şekilde orta noktanın yüksekliği arttığında görülebilir. O zaman kum eş yönlü olarak oldukça açılı şekilde "fraktal" şeklinde gelişip yayılır. Fraktal şekilleri sonsuz miktarda giderek küçülen ölçekte kendini tekrarlayan detaya sahiptir, bu buz kristalleri ve belirli mercan resifleriyle karşılaştırılabilir.

Diğer durumlarda, yüksekliği artan noktanın seçilmesi rastgeledir. o zaman "kritik öz düzenleme" meydana gelir, öz düzenlemenin daha derin biçimi yer tabakalarının hareketi, borsa dalgalanmaları, trafik sıkışıklıklarının oluşumu gibi çeşitli sahalarda da araştırılmaktadır.

Fey aslında bir matematik öğretmeniydi. NWO'nun fiziksel bilimler bölümünün öğretmen programı aracılığıyla kendisinin bildiği bir alanda bilimsel bir araştırma fırsatı yakaladı. O bundan hoşnut ve bilimsel araştırmalara tam zaman ayırabilmek amacıyla öğretmenliği bıraktı.Fey, bu program içinde doktora kazanan ikinci öğretmen.

Kaynak:http://www.nwo.nl - Netherlands Organization for Scientific Research (2008, April 2). Sandpile Models Useful To Model Earth Crust Movement, Stock Market And Traffic Jams. ScienceDaily. Retrieved April 2, 2008, from http://www.sciencedaily.com­ /releases/2008/03/080331110052.htm

Ayrıca:
http://en.wikipedia.org/wiki/Bak-Tang-Wiesenfeld_sandpile
http://www.sciencedaily.com/releases/2001/02/010222075235.htm


May 25
2008

Milyon kelimeye bedel görüntüler

Posted by bilimselkonular in matematik , bilim

bilimselkonular
Milyon kelimeye bedel görüntüler

Ödül kazanan bir görüntü kaydı soyut bir matematik aracının sadeliğini ve güzelliğini ortaya koyuyor.Soyutlama, matematiğin özünde bulunur. Bu matematiği bir taraftan güçlü kılarken diğer taraftan anlaşılmasını da zorlaştırabilir. Soyutlama, eş zamanlı olarak matematiği güzel ve zor, faydalı ve özel yapar.


Ama bir resim, soyutluğun bu çılgın canavarını ehlileştirebilir ve bazen bir görüntü bundan daha da iyisini yapabilir. Şimdi, iki matematikçi, temel ve oldukça soyut matematiğe ait bir araç olan Möbius Dönüşümlerinin (Möbius Transformations) nasıl görselleştirilip anlaşılabileceğini ortaya koyan bir görüntü kaydı oluşturdu.

"Möbius Dönüşümlerinin göz önüne serilmesi" isimli bu yeni görüntü kaydı giderek internetin merak uyandıran olaylarından birisi haline geldi ve "YouTube"ta şimdiye kadar1,411,612(Ed.Notu:2008) izlenme sayısına ulaştı. Ayrıca, "Science 2007" bilim ve mühendislik görselleştirmesi yarışmasında mansiyon ödülüne layık görüldü.

[video:http://www.youtube.com/watch?v=JX3VmDgiFnY 425x355] 




May 25
2008

E8 çözümlendi

Posted by bilimselkonular in matematik , bilim

bilimselkonular



ABD'li ve Avrupalı araştırmacılar, dört yıllık çalışmanın ardından, 19'uncu yüzyılda bulunan, en karmaşık matematiksel yapılardan birinin sırrını çözdü.

Amerikan Matematik Enstitüsü'nün açıklamasında, ABD'li ve Fransız matematikçilerden oluşan grubun, Norveçli matematikçi Sophus Lie tarafından 1887'de bulunan ve Lie grubu adı verilen matematiksel yapının E8 adlı bölümünün sırrını çözdüğünü belirtti.

Amerikan Matematik Enstitüsü Bilim Komisyonu Başkanı ve Princeton Üniversitesi Matematik Profesörü Peter Sarnak, Lie'nin simetriyi incelerken bulduğu bu matematiksel yapının sırrının anlaşılmasının çok önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

Sarnak, bu sayede, bilgisayarla karmaşık problemlerin çözülmesi için yapılan hesaplamaların kolaylaşacağını açıkladı.

E8'in sırrının anlaşılmasıyla, cebir, geometri, sayı kuramları, fizik ve kimya alanında ilerleme kaydedileceğini belirten Sarnak, E8'in 'şifresinin çözülmesinin' gelecek nesillerin matematik ve fizikçileri için çok büyük imkanlar sağlayacağını söyledi.

Dört yıl boyunca süren araştırmaları yürüten ekibin başında bulunan, Maryland Üniversitesi Matematik Profesörü Jeffrey Adams da ''100 yıldan uzun zaman önce bulunan E8'i, bugüne kadar kimsenin anlayamayacağını sanıyorduk'' dedi.

Bilimadamları, E8'in gizeminin çözülmesini sağlamak için yapılan tüm hesaplamaların kağıda yazılması halinde, bu kağıtların Manhattan büyüklüğünde bir bölgenin yüzölçümüne denk geleceğini söyledi.

Bilimadamları, sırrı çözmek için yeni matematik tekniklerinden ve bilgisayarların sadece birkaç yıl önce geliştirilen hesaplama kapasitesinden faydalandıklarını belirtti.

E8'in şifresinin çözülmesi için bilgisayarda yapılan hesaplamaların 60 gigabyte yer kapladığı kaydedildi.

1842'de doğan Norveçli matematikçi Sophus Lie, cebirsel değişmezler ve diferansiyel denklemler kuramlarına önemli katkılarda bulunmuştu. Lie, 1899'da 57 yaşında öldü.


Kaynak:KanalTürk-Türkiyenin Aydınlık Ekranı

Ayrıca:
248-dimension maths puzzle solved


Üye formu

Bilimsel Resimler

Ağ Protokolleri

Fiziksel ağın maddeleri (sinyal çeşidi ve voltaj seviyeleri, bağlantı pin...

Devamı ...

Sayısal Depolama (Hafıza)

Sayısal hafızanın temel amacı ikili veriyi girebilmek ve yükleyebilmenin bi...

Devamı ...

Bilgisayar Sistemleri

News image

Bilgiyi giriş olarak alan, bunu belli bir kurala göre işleyen ve sonucu...

Devamı ...

Pascaline Makinası

News image

1642 yılında Blaise FASCAL, adına pascaline denilen,toplama ve çıkarm...

Devamı ...

Onluya Karşı İkili Sayı sistem

Dört farklı sayılandırma sistemi kullanarak sıfırdan yirmiye kadar say...

Devamı ...

Sayılandırma Sistemleri

Romalılar, eskiden beri kullanılan çizgi çekmek yöntemi y...

Devamı ...

More in: Blogum, rss

Etiketler

Geometrik şekiller

Geometrideki özel şekiller hakkında bilgi ve java appletleri bulabileceğiniz bir site

bilim haberleri

Güncel bilim haberlerini bulabileceğiniz güzel bir site

Geometri

Ders anlatımları ve soru çözümleri  bulabileceğiniz bir site

Pc dergi

Güncel teknoloji  haberlerini bulabileceğiniz güzel bir site

logo

 

Google, 2008’in en çok arananl

News image

Google, 2008 yılında her gün arama motoruna girilen milyonlarca sorguya dayanarak derlenen İnternet Zeitgeist’ini (Almanca’da zamanın ruhu anlamına gelen kelime) açıkladı....

Devamı ...

MySpace videoları cebe girecek

News image

MySpace, kullanıcılar tarafından yüklenen videoların mobil platformlarda görüntülenmesine olanak tanıyacağını açıkladı....

Devamı ...

Wikipedia editör dostu olmak i

News image

Wikipedia vakfı, sıradan kullanıcıların da İnternet ansiklopedisine katkıda bulunmasını sağlamayı amaçlıyor....

Devamı ...

e-Devlet Kapısı “Bismillah”la

News image

www.türkiye.gov.tr açıldı. Siteye erişimde Türkçe karakter sorunu yok, ancak birçok işlem için şifre gerekiyor. Şifre PTT’lerden bir günde, oturduğunuz yerden ise bir haftada ...

Devamı ...

e-devlet kapı duvar!

News image

2003 yılından beri yürütülen e-Devlet Projesi kapsamında bugün yayına girecek olan e-Devlet Kapısı, açılmasına saatler kala hâlâ kilitli görünüyor. Adreste ne bir test yayını, ne de “yakında hizmetteyiz” notu vardı, site resmi tören sonrasında açıldı....

Devamı ...

Mahkeme kararı Facebook’tan te

News image

Avustralya’da bir avukat, borcunu ödemeyen bir çifte, ipotek ettirdikleri evlerinin haczedildiğine dair mahkeme kararını sosyal iletişim ağı Facebook ile tebliğ ...

Devamı ...

Ayakkabı eylemi bilgisayar oyu

News image

ABD Başkanı George W. Bush’a hafta sonu Bağdat’ta yaptığı ziyaret sırasında ayakkabılarını fırlatan Iraklı gazeteci Muntazır El Zeydi’nin eyleminin yankıları İnternet’te de devam ...

Devamı ...

1,3 dolara satılık çalıntı Fac

News image

Bilgisayar korsanları, çaldıkları Facebook hesaplarının tanesini 1,3 dolardan çevrimiçi sahtekarlık çetelerine ...

Devamı ...

Google araması çeviri seçeneği

News image

Google, şirketlere özel ürettiği arama sunucularında diller arasında arama yapabilen bir düzeneğin testlerine başladı....

Devamı ...

Avrupa ile Asya iletişim kuram

Akdeniz’de denizaltından geçen 3 kabloda meydana gelen arıza nedeniyle Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasındaki internet ve telefon hizmetlerinde sorun yaşanıyor....

Devamı ...

Warner Music - YouTube ortaklı

News image

Warner Music, gelir paylaşımı modeline dayalı içerik ortaklığını sona ...

Devamı ...

Bu sitede erotizm içeren unsur

News image

İngiltere, web sitelerine filmlerde olduğu gibi bir derecelendirme sistemi getirmeyi ...

Devamı ...

Internet Explorer kan kaybediy

News image

Microsoft’un pazar lideri internet tarayıcısı Internet Explorer, tarihinin en düşük kullanım oranına ulaştı....

Devamı ...

Facebook paralı olmayacak

News image

Ünlü teknoloji blogu Techcrunch’ın yazarlarından Michael Arrington’un yaptığı “Facebook zor durumda” yorumları kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine yol açıyor....

Devamı ...

Wikipedia 6 milyon dolar hedef

News image

Geçtiğimiz Temmuz ayında Wikipedia’nın kurucusu ve kâr amacı gütmeyen Wikimedia Vakfı’nın yöneticisi Jimmy Wales tarafından başlatılan bağış kampanyası 6 milyon dolarlık hedefine ulaştı....

Devamı ...

More in: MATEMATİK, Genel, Health, Sağlık, teknoloji, Dünya, UZAY, Education, Kimya, Fizik, İcatlar, Mucidler , oyun, Rüzgar Enerjisi, Biyoloji

İskelet Ve Kas Sistemi

Canlılarda, vücuda desteklik sağlayan ve hareketi kolaylaştıran sistemdir. Tek hücrelilerde bu görevi hücre zarı ve hücre çeperi yapar. ...

Devamı ...

Bir Rekabet Silahı Olarak Ürün

News image

Ürün tasarımı başarı için önemli bir anahtardır, çünkü ürün maliyetinin, kalitesinin ve tüketici hizmetlerinin belirlenmesinde önemli bir paya sahiptir.  Bu üç faktör şirketin rekabet durumunun belirlenmesinde çok önemli bir pozisyona ...

Devamı ...

Hizmet Ürünlerinin Tasarımı Ve

News image

Hizmet, karşılanmamış ihtiyaçların tatmin edilmesi düşüncesi ile başlar.  İlk değerlendirme, piyasa potansiyelinin ve fizibilitesinin belirlenmesi ile yapılır, daha sonra da prototip tasarımı, analizi ve testi yapılır, bunların sonunda da sonuç tasarıma ulaşılır.  İmalat ve hizmet sistem tasarımları arasındaki farklar, müşteri odağının ve insan etkileşimi derecesinin farklı olmasıdır.  Hizmet sektöründe bunlar daha yoğun olduğu için taleplere daha hızlı cevap verilebilmesi için daha esnek olunması gerekir. ...

Devamı ...

Kalite Ve Güvenilirlik

News image

Bir ürün tasarımı tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik özelliklere sahip olmalıdır. Bu niteliklere uygunluk satın alma ve üretim departmanlarının sorumluluğu altındadır. Satın alınan ve kullanılan malzemelerin bu özelliklere uygunluğu kontrol edilmelidir. Ayrıca yetersiz üretim yöntemleri de kalitenin düşmesine yol açar.  Ambalajlama ve dağıtım da ürünlerin tüketicinin eline sağlam geçmesini sağlamada son derece önemlidir.  Son olarak kullanma kılavuzlarının kalitesi ve satış sonrası hizmetleri de ürünün başarıya ulaşmasında rol sahibidir. Piyasaya sürülen pek çok bilgisayar teknik bilgisi kuvvetli olmayanlar ...

Devamı ...

ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ

News image

  Ürün geliştirme çalışmaları, pazar araştırması ile başlayıp,ürünün tasarımı ile devam eden,üretim süreçlerinin tasarımı ile sürdürülüp,ürünün fiziksel olarak yapımı ile sonuçlanmayan ; ancak pazara sunulup geri bildirim ile çevrimi tamamlanan bir süreçtir. Bu süreç aslında ürünün yaşamı boyunca devam eder....

Devamı ...

ÜRÜN HAYAT DEVRELERİ

News image

Ürünlerin genel ekonomik açılardan ve işletme açısından ele alınabilen hayat(yaşam) dönemleri vardır. Ürünün hayat devresi, onun üretimi, satışı ve satış potansiyelinin ölçülmesi bakımından önemlidir. ...

Devamı ...

ÜRÜN GELİŞTİRMEYE YÖNELİK ANAL

News image

Ürün geliştirme yeni ya da mevcut ürünlerin pazarlarını belirlemekle başlar.  Tüketici ihtiyaçlarının tanımlanması beraberinde, söz konusu ürünle devam edip etmeme kararına kadar uzanan pek çok soruyu getirir. Piyasa, toplam hacmin, uzun ve kısa vadedeki satış artışlarının, mevcut ve olası rakip firmaların belirlenmesi amacıyla incelenir.  Bunlar da sektör analizleri, tüketici ihtiyaçlarının ölçülmesi, rakiplerin ve şirketin analiz edilmesi ürün hayat devrelerinin incelenmesi aracılığı ile ...

Devamı ...

YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME NEDENLERİ

News image

Bir işletmenin yeni ürün üretimine yol açan nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1-   Kaynak kullanımı; kaynakların daha iyi kullanılmak istenmesi en önemli nedendir. Hatta bu yolla maliyetten bile düşüş sağlanması olasıdır. Bir işletmenin ilk amcı tam kapasite ile çalışmak olmalıdır. Bondan işletmenin personelinin , semayesininü, dağıtım kanallarının ve üretim araçlarının tam kullanılması kastedilmiştir. Bu sayede malların marjinal maliyetleri düşürülüp yeni yatırımlara kaynak aktarılması ve karın arttırılması ağlanabilir. Böylece basit giderler düşürülerek, üretilen ...

Devamı ...

YENİ ÜRÜN ÜRETMENİN NEDENLERİ

News image

Tüketici tercihlerinin sürekli değiştiği bir ortamda, bir ürünün sürekli satılması imkansızdır. Ayrıca gelişen teknoloji ve yoğun rekabet koşulları altında, yeni ürün üretmemek işletme açısından son derece riskli bir tutumdur....

Devamı ...

YENİ ÜRÜN KAVRAMI

News image

Yeni ürün. Pazara daha önce hiç sunulmamış ticari mal olarak tarif edilse bile, bu tarif günümüzün yeni ürün anlayışını tam olarak yansıtmamaktadır. Bunun için dört tip yeni ürün tarifi yapılabilir:...

Devamı ...

ÜRÜN KAVRAMI

News image

Ürün, bir ihtiyacı ya da isteği karşılamak amacıyla pazara sürülen,tüketim ve kullanım gibi işlevleri yerine getiren her şey olarak tanımlanabilir. Bu tanım içine fiziksel bir obje,hizmet,yer,insan,organizasyon,fikir ya da sayılanların hepsinin bir karışımı girebilir.  ürünler temelde 3 katagoride toplanır: özel prestij ürünleri, seçenekli ürünler ve standart ürünler....

Devamı ...

Bitki ve hayvan hücresinin kar

News image

  Görüldüğü gibi bitki ve hayvan hücreleri arasında bazı organel ve yapılar farklıdır. Plastidler, hücre çeperi ve büyük koful sadece bitki hücrelerinde bulunur. Sentrozom ve Lisozom sadece hayvan hücrelerinde bulunur.  Farklardan bir diğeri de stoplazmada bulunan besin maddeleridir. Nişasta, maltoz ve sükroz bitkisel hücrelerde bulunur. Glikojen ve Laktoz ise genellikle hayvansal hücrelerde ve bakterilerde bulunur. Ayrıca hücre bölünmesi yapılırken, hayvan hücreleri “boğumlanmak” suretiyle, bitki hücreleri ise “ara lamel” oluşturarak stoplazma bölünmesini gerçekleştirirler....

Devamı ...

ÇEKİRDEK (NUKLEUS)

News image

    Bakteri, mavi-yeşil alg ve memelilerin alyuvarları hariç bütün canlı hücrelerde bulunur. Çekirdeği olmayan canlılarda çekirdek maddesi (DNA’lar) stoplazmaya dağılmış olarak bulunur. Çekirdek hücrenin bütün hayatsal olaylarını kontrol eden (yöneten) merkez ve genetik maddenin koruyucusudur....

Devamı ...

HÜCRE STOPLAZMASI

News image

Hücre zarı ile çekirdek zarı arasını dolduran, organeller ve plazmadan meydana gelmiş bir karışımdır. Organeller ve plazma olarak iki kısımda ...

Devamı ...

HÜCRE ZARI

News image

Hücreyi dış ortamdan ayıran, dağılmasını önleyen, ona şekil veren ve onu dış etkilerden korumaya çalışan, canlı, esnek, çok ince ve yarı saydam bir zardır. Esas yapı maddesi “protein ve yağ” dır. En önemli özelliği seçici geçirgen olması, en önemli görevi ise, hücreye madde giriş çıkışını düzenlemesidir. Zar çok ince olduğundan ışık mikroskobuyla zor ...

Devamı ...

More in: Oss biyolji, Oss coğrafya, Öss fizik, Oss geometri, öss kimya, öss matematik, Öss türkce, İktisat

Video

Restore Default Settings
Şu anda 34 konuk çevrimiçi