Cumartesi, Temmuz 31, 2010
   
Text Size

Blogum

Üyelerimizin yazdıkları
Tags >> tarih
Eki 31
2009

Bilgisayarın Gelişimi

Posted by bilimselkonular in tarih

bilimselkonular

İnsan yapısı gereği kendini sürekli geliştirme eğilimin de olmuştur. Bu gelişme ve kendini geliştirme süreci içerisinde sürekli olarak daha iyiye daha hızlıya ve daha kolaya ulaşma cabası sonucu çeşitli aletler ve çeşitli cihazlar geliştirmiş. Bilgisayarda bu gelişmenin bir sonucu olarak işlerin daha kolay ve daha hızlı yapılmasını sağlamak için oluşturulmuş bir cihazdır.

Bilgisayar teknolojisine baktığımızda bunu başlıca iki kısma ayırarak inceliye biliriz.

Birinci kısım bilgisayar öncesi dönem ikinci kısımda bilgisayar sonrası dönem olarak adlandırılabilir.


May 15
2009

OSMANLI TARİHİNDE İLKLER

Posted by bilimselkonular in tarih , bilim

bilimselkonular
Osmanlıların ilk Beylik merkezleri ve bir bakıma ilk başkentleri Söğüt Kasabası'dır. Daha sonra sırasıyla Yenişehir, Bursa, Edirne ve İstanbul başkent oldu.

May 04
2009

OSMANLI DEVLETİ’NİN KURULUŞU

Posted by bilimselkonular in tarih , bilim

bilimselkonular
OSMANLI DEVLETİ'NİN KURULUŞU

Osmanlı Devleti'ni kuranlar Oğuzların Kayı boyundandır. Anadolu Selçukluları zamanında Anadolu'ya gelen Kayılar Ankara'nın batısında Karacadağ'a yerleştirilmişlerdir.
Ertuğrul Gazi zamanında bir uç beyliği olan Kayılar, Bizanslılardan Söğüt ve Domaniç'i alarak yurt edinmişlerdir. Ertuğrul Gazi'den sonra yerine geçen Osman Bey Anadolu Selçukluları iyice zayıflayınca diğer Türk beyleri gibi bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı Devleti'ni kurmuştur (1299).

May 03
2009

MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ

Posted by bilimselkonular in tarih

bilimselkonular
MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ

1. Türklerin İslamiyeti Kabulleri
Abbasiler zamanında Türk - Arap ilişkileri gelişti. Talas Savaşı'nda Çinlilere karşı birlikte savaşıldı. Abbasiler yönetim ve askerlik işlerinde Türklere görevler verdiler. Bu durum Türklerin İslamiyeti tanımalarını, bu dinin kendi inanç ve yaşayışlarına benzediğini görmelerini sağladı. Bunun sonunda topluca İslamiyeti kabul etmeye başladılar.

May 03
2009

TBMM’NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER

Posted by bilimselkonular in tarih , bilim

bilimselkonular
TBMM'NİN AÇILIŞI ve TEPKİLER

1. TBMM'nin Açılması
İstanbul'un işgali ve Mebuslar Meclisi'nin dağıtılması üzerine harekete geçen Mustafa Kemal yayınladığı bir genelge ile Ankara'da olağanüstü bir meclisin toplanacağını bildirdi.
TBMM açıldıktan bir gün sonra Mustafa Kemal'in meclise verdiği bir önerge kabul edildi.

Kas 28
2008

ESKİ MISIR İNANÇLARINDA OSİRİS KÜLTÜRÜ

Posted by kemal in tarih , arkeoloji

kemal
Mısır , tarihinin ilk dönemlerinde farklı kabilelerden , daha sonra da farklı nomoslardan oluştuğu için , Mısır panteonu çok sayıda tanrı ile doludur.
Aşağı ve Yukarı Mısır'ın birleşmesinden önce yerel bir çok kült vardı ve her kabile farklı bir tanrıya tapardı. Bu kültler en sonunda , Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır krallıklarının dinini oluşturmuştur. Bu sistem her kabilenin inançlarından izler taşıyordu. Ayrıca , bir savaş sonrasında , yenen kabile , yenilen kabilenin tanrısını da kendi panteonuna dahil ediyordu.
Birleşme olduğu zaman ise hanedan soyunun en büyük tanrısı Horus , en büyük tanrı olarak kabul edilmiştir. Horus hakkında çok fazla bilgimiz yoktur. Fakat Horus'un bir Gök-tanrı olduğu sanılmaktadır. Ayrıca firavunun da yaşayan Horus olarak görülmesi de bu kült ile ilintilidir.
Horus kültünün yanında Seth kültü de halk kitleleri arasında varlığını korumuştur. Yukarı Mısır'da yaygınlığını koruyan Seth kültü hanedanlar zamanında da devam etmiş , özellikle de İkinci Hanedan zamanında Seth bir süre Horus'un yerine en büyük tanrı olarak tanınmıştır.
Horus ile Seth arasındaki bu çekişme sonraki dönem mitolojisine de yansımıştır. Seth kültü Mısır'da uzun süre varlığını sürdürmüş ve daha sonra göreceğimiz gibi, Seth kötü güçlerin temsilcisi olmuştur.
Mısır'ın arkaik dönemine baktığımızda farklı yerlerde farklı tanrıların önem kazanmış oldukları görülmektedir. Heliopolis'de Ra , Memfis'de Ptah , Busiris'de Osiris önemli tanrılar arasındadır.
Heliopolis yaradılış efsanelerine göre , Atum/Ra tek bir erkek tanrı olduğu için , ancak masturbasyon yolu ile başka varlıkları meydana getirmiştir. Piramit metinlerine göre , Atum/Ra " erkeklik organını elleri arasına alıp , fışkırtarak ikizleri meydana getirdi : Şu ve Tefnut ."
Adını "kaldırmak" anlamına gelen bir sözcükten alan Şu , Yunan mitolojisindeki Atlas gibi gökyüzünü taşır. Aslında Şu havayı sembolize etmektedir.
Tefnet ise Şu'nun ikiz kardeşi olduğu gibi aynı zamanda karısıdır. Kökeni daha eskiye hatta Güneş kültüne dayandığı zannedilen Tefnet daha çok havadaki nemi ve yağmuru sembolize eder. Bazı metinlerde kardeşi Şu ile beraber , Güneş'in doğuşundan itibaren gökyüzünü taşır.
Şu Tefrut çiftinden iki önemli tanrısal varlık doğar . Bunlar Geb ve Nut'tur. Erkek olan Geb Mısır toprağını , daha genel olarak da yeryüzünü temsil eder. Dişi olan Nut ise gökyüzüdür. Burada Mısır mitolojisinin Hint-Avrupa mitolojilerinden farkını görürüz. Hint-Avrupa mitolojilerinde genelde yeryüzü dişidir. Efsaneye göre Geb ve Nut önceden birbirlerine yapışık iken daha sonra Şu tarafından birbirlerinden ayrılmışlardır.
Geb ve Nut'tan ise dört tanrı doğar : Osiris , Isis , Seth ve Nephthys .
Bu konuda Plutarkhos'un "De Iside et Osiride " adlı eserinde ilginç bir mitos vardır. Plutarkhos asıl söylenceye sadık kalmasa da , efsane doğa olaylarını açıklaması açısından da önemlidir. Efsaneye göre Ra'nın karısı Nut, Geb'i kendisine aşık eder. Bunun üzerine Ra Nut'a bir ceza verir ve ona yılın hiç bir ayında ya da gününde çocuk sahibi olamayacağını söyler. Ra'nın emirleri hiç bir zaman reddedilemeyeceği için Nu çareyi Thot'tan yardım istemekte bulur. Thot uzun uzun düşündükten sonra aklına iyi bir fikir gelir. Ay tanrıçası Selene'ye gider ve onu tavla oynamaya davet eder. Tanrıça bu oyunu kaybederse aydınlık bölümlerinden yedide birini Thot'a verecektir. Oyunu Thoth kazanır. Selene aynen söz verdiği gibi ışığının yedide birini Thot'a verir. Thoth tanrıçadan aldığı ışıktan beş gün yaratır ve bu günleri yıla ekler. Böylece Nut,hiç bir yıla ve aya ait olmayan bu beş günde doğum yapabilecektir. Nut'un Osiris, Horus, Set, İsis ve Nephtys adlarında beş çocuğu olur. Osiris birinci günde , Horus ikinci günde, Seth üçüncü günde , İsis dördüncü günde ve Nephtys beşinci günde doğarlar.
Osiris
Osiris doğanlar içinde en büyükleridir ve bu nedenle , Geb gökyüzüne çıktıktan sonra , Mısır toprakları üzerinde hüküm sürme hakkı ona aittir. Osiris'in üstünlüğü daha doğumunda belli olmuştur. Osiris doğduğu zaman gizemli bir ses "Evrenin Efendisi" nin geldiğini söylemiştir.
Osiris adı aslında Mısır dilinde Usir olan tanrının adının Yunanca'ya uydurulmuş şeklidir. Osiris Yunanlılar tarafından Dionysos ve Hades ile bir tutulmuştur. Osiris , güzel yüzlü , koyu tenli ve insanlardan daha uzun resmedilmiştir.
Osiris'in tahta geçme miti aynı zamanda meşru firavunun da tahta geçme miti ile ilintilidir. Güneş-tanrı'nın hükümdarlığını Osiris'e vermesi gibi , firavun da gücünü Güneş-tanrı'dan almaktadır. Ayrıca bu mit firavunun hükümdarlığına ait bazı usulleri de meşrulaştımaktadır.
Osiris'in tahta geçtikten sonra ilk yaptığı işlerden biri , ilkel bir hayat süren Mısır'lıları uygarlaştırmak olmuştur. Osiris onlara ilk tarım araçlarını yapmayı, toprağı işlemeyi , buğdayı ve üzümü yetiştirmeyi , ekmek , şarap ve bira yapmayı öğretmiştir. Ayrıca ilkel Mısır'lılara ilk defa tapınak inşa etmeyi ve tanrılara tapmayı öğreten ve dini törenleri düzenleyen de Osiris'tir. Hatta ikili flütü de ilk Osiris yapmıştır.
Osiris , şu an Louvre Müzesi'nde bulunan Amenmos Steli'ne göre , bolluk , bereket getiren bir doğa tanrısı özellikleri de taşımaktadır. Osiris , doğal kaynaklara hükmetmekte , onunla birlikte rüzgarlar esmekte , ekinler yeşermekte ve hayvanlar yetişmektedir.
Osiris Mısır'ın uygarlaştırılmasını tamamladıktan sonra , bütün dünyanın uygarlaştırılması işine girişir. Tahtı kardeşi ve aynı zamanda da karısı olan İsis'e bırakır ve yanında veziri Thot , Anubis ve Ofois ile birlikte sefere çıkar. Uzun süre dünyanın uygarlaşması için çalışır.
Burada Anubis için de bir parantez açmak gerekmektedir . Eski Mısır'da Anpu diye adlandırılan Anubis , mitolojiye göre , ölülere Öteki Dünya'nın yolunu gösteren çakal başlı varlıktır. Piramit metinlerinde , Anubis Ra'nın oğlu olarak yer alır. Başka metinlerde ise Osiris ya da Seth ile ilişkilendirilir. Osiris ile ilgili efsanelerde , adı çok sık geçmese de, Anubis'in önemli bir yeri vardır. İlk olarak Anubis daha önce de gördüğümüz gibi dünyanın fethine Osiris ile birlikte çıkmıştır. Ancak bu fetih savaşla yapılan istila anlamına değil, insanların uygarlaştırılması anlamına gelmektedir. Aslında bu efsaneden yola çıkarak , Anubis , tanrıların insanları eğitmesinde önemli rol oynayan varlıklardan bir olarak karşımıza çıkar. İkinci olarak da Anubis Osiris'in ölümünden sonra onun "vücudunun" korunması işini üstlenir. İlk olarak bu görevi olan Anubis zamanla Osiris'in cenazesi ile olan ilgisinden dolayı ölü kültleri ile ilgili bir özellik kazanmış ve mumyalama ve ölünün yargılanması ile ilgili yol gösterme görevleri gibi görevler üstlenmiştir.
Osiris döndüğünde ülkesini , İsis'in başarılı yönetimi sayesinde , çok iyi durumda bulur.
Ancak bu dönem uzun sürmez. Tahta geçmeyi arzulayan , fakat Osiris'in yokluğunda dahi hüküm süremeyen Seth , Osiris'i yok etmek için bir plan hazırlamıştır. Bu plana göre Seth , Osiris'in ölçülerine göre bir sandık hazırlatır ve sandığı en değerli taşlarla süsletir . Seth , bundan sonra kendisine yardım eden yetmiş iki kişiyle birlikte planını uygulamaya koyulur .
Seth büyük bir yemek verir ve Osiris'i de çağırır. Osiris hiç bir şeyden şüphelenmeyerek yemeğe gider. Yemek sonunda Seth , sandık kimin ölçülerine uyarsa , sandığın sahibinin o olduğunu söyler. Denemek için herkes sırayla sandığın içine yatar. Sıra Osiris'e gelmiştir. Osiris yatar yatmaz Seth sandığı çiviler , eritilmiş kurşunla lehimler ve Nil nehrine atar. Böylece Seth planını uygulamıştır. Bu olay " Osiris'in krallığının yirmi sekizinci yılında , Athyr ayının on yedisinde olmuştur.
İsis bunu duyunca , üzüntüsünden saçlarını keser , elbiselerini parçalar ve Osiris'in kapatıldığı sandığı aramaya çıkar.
Osiris'in kapatıldığı sandık , Fenike'ye , Byblos kentine kadar sürüklenmiş ve burada karaya vurmuştur. Karaya çıktığı yerde ise süratle büyüyen bir ağaç sandığı gövdesinin içine almıştır.
Byblos Kralı Malkandros bu ağacı gördüğünde hayran kalır ve ağacı kestirerek sarayına sütun olarak diktirmeye karar verir. Ağaç kesildiğinde çok güzel bir koku çıkarmıştır.
Bu olay Isis'in kulağına kadar gelmiştir. İsis durumu anlar ve Malkandros'un sarayına gider. Burada önce Astarte'nin çocuğunun dadısı olur.
İsis bir gün çocuğu ölümsüz yapmak ister ve bu amaçla çocuğu ölümsüzlük ateşine batırır. Bunu gören kraliçe çığlıklar atarak İsis'i engeller. İsis artık kendini tanıtmak zorunda kalır. Daha sonra Kral Malkandros'dan izin alarak ağacın gövdesini açar ve içinden sandığı alır.
İsis sandığı vatanına geri getirdikten sonra , Buto şehrine , oğlu Horus'un ziyaretine giderken sandığı , güvenli zannettiği bir yere saklayarak bırakır. Gece dolunayda avlanan Seth sandığı bulur ve Osiris'in bedenini tanır. Bunun üzerine , Seth Osiris'in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.
Bunu duyan İsis papirüs ağacından yapılma bir tekneye biner ve bütün Mısır'ı dolaşarak Osiris'in bedeninin parçalarını toplar ve parçaları her bulduğu yere bir tapınak diker. Bu yüzden Mısır'ın bir çok yerinde , içinde Osiris'in cesedinin bulunduğu söylenen bir çok tapınak vardır.
Efsanenin sonunda ise Osiris'in oğlu Horus Seth'i yener . Yeniden canlanan Osiris artık bu dünyada yaşamak istemez ve hükmetmek için ölüler ülkesine gitmeyi tercih eder. Burada yine Anubis ile birlikte olacaktır. Anubis ölüleri yargılanması için Osiris'e getirecektir.
Efsanenin klasik yorumuna göre Osiris aslında diğer bahar ve toprak kültleri ile ilgili efsanelerde olduğu gibi doğanın ölümünü ve ilkbaharda yeniden canlanmasını temsil etmektedir. Başka yorumlara göre Osiris'in yazın kuruyan Nil Nehri'ni temsil ettiği ya da günlerin uzayıp kısalmasını belirttiği söylenebilir.
Daha önce de edebiyat tarihinde örnekleri görüldüğü gibi Plutarkhos , diğer Yunan yazarları gibi, efsaneyi biraz tahrif etmiş olsa da varolan bir efsaneyi anlattığı kesindir. Zaten piramit metinlerinde ve Ölüler Kitabı'nda buna benzer motiflerin yer alması bunu kanıtlamaktadır.
Ancak her efsanede olduğu gibi bu efsanede de daha derin anlamlar olduğu kesindir.
Bu efsaneyi dikkatle incelersek başka bir yerden gelen bir kişinin yanında diğerleri ile birlikte insanları eğittiğini ve daha sonra da kardeşi ( ya da onunla birlikte gelen diyelim) tarafından öldürüldüğünü fakat vücudunun (belki de kurduklarının) bir başkası (Anubis) tarafından korunduğunu görüyoruz. Bir bilim-kurgu romanı gibi gözükse de bu efsanenin geçmişte olan ve gelecekte de olması olası bir olaya atıfta bulunduğu görülmektedir. Dışarıdan gelen eğiticilerin , Erich Von Daniken'e rağmen, uzaylılar olması da gerekmemektir. Daha ileri bir uygarlıktan gelip Mısır halkını eğitmiş başka toplulukların olması da olası bir durum olarak gözükmektedir.
Bu efsanede bir ilginç nokta da bir tanrının , Osiris'in o sandığa sahip olma isteği ve sandığın tam olarak ona tıpatıp uyduğunu düşündüğü an onun içinde hapis olmasıdır. Bu bizim de sık sık içine düşebileceğimiz bir durumdur. Her zaman karşımıza biz cazip gelebilecek "sandıklar" çıkabilir. Hatta biz bunların tam bize uygun olduklarını düşünebiliriz. İşte o andan itibaren de onun esiri olabiliriz. Sonunda bu sahte cennet bizim sonumuz olabilir.
Sonuçta bu efsane için bir çok yorum olabilmektedir. Belki sizin yorumunuz da farklı olabilecektir. Ancak şunu her zaman göz önünde bulundurmak gerekir. Efsaneler her zaman geçmişte olan ya da olduğu varsayılan olayları anlatmazlar. Bazen de gelecek hakkında fikir veriler.

Kas 15
2008

Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı

Posted by seveceksin in turkce , tarih , edebiyat

seveceksin
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı XVI. yüzyılda Yunus Emre'den beri onun yolunda bir şair yetiştirmemekle beraber (Akşemseddin misalinde olduğu gibi) aynı yolda eserler vermeye devam ediyordu. Tekkelerde ve tekke mensupları arasında bestelenerek okunmak için yine ilahiler söyleniyordu. Mutasavvıf halk şairleri bu ilahileri yine Yunus Emre tarzında ve onun yolunda söylüyorlardı. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı şairleri içinde medreseden yetişenler ve divan tarzı şiirler söyleyenlere de eksik değildi. Bunlar şiirlerini umumiyetle aruz vezniyle ve gazel tarzıyla yazıyorlardı.
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'nın bu çeşit şiirlerinde Mevlâna ve Yunus tesiri mevcuttu. Fakat Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'nın en bol ve güzel şiirleri yine bu dervişler arasında Yunus tarzının bir devamı halinde idi. Halk söyleyişinin ve hece ile ilahi tarzının bu kuvvetli terennümleri ardı arkası kesilmeyen bir takım ses ve heyecan dalgaları halinde memleketin her tarafına yayılıyordu. Bu asrın tasavvuf şairleri arasında Gülşenî tarikatının kurucusu Şeyh İbrahim Gülşenî'nin; Melâmiyye-i Bayramiyye tarikatına mensup Ahmed-i Sabran ve Halvetiyye tarikatı mensuplarından Vâhip Ümmî, Ümmî Sinan'ın müstesna mevkileri vardır. Bu isimlere Şeyh Aziz Mahmud Hudâi'nin üstadı ve Hacı Bayram Velî'nin müritlerinden, Bursalı Muhyiddin Üftâde, Seyyid Seyfullah Halvetî'yi, İdris Muhtefî'yi katmak yerinde olur.
İbrahim Gülşenî, Halvetîliğin bir kolu halinde gelişen Gülşenî tarikatının kurucusudur. Hem divan tarzında hem de Yunus tarzı şiirleriyle tanınmış bir sofi şairidir.
Bu asırda Bektâşî şairlerinden; Şah İsmâil Hatayî, Pir Sultan Abdal, Kalender Abdal, Muhiddin Abdal, Yetim Ali Çelebi, Askerî vb. sayabiliriz (GÜZEL, TORUN, 2003, ss. 287-288).
Müslümanlığın Orta Asya'da Türkler arasında yayılmaya çalışılması sırasında onlara şiirle hitap edilmiştir. Bu şiirlere tekke şiiri denir. Yani Tekke şiiri fikri kaynağı tasavvuftan almaktadır. Dil açısından da Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'nda XVI. asra kadar ve bu asırdan sonra Türk Milli lisanı kullanılmış, halk vezniyle yazılmış ve geniş kitlelere hitab edilmiştir. Bunlar Ahmet Yesevî ve Yunus Emre gibi büyük mutasavvıf şairler sayesinde mümkün olmuştur. Bir silsile olarak örneğin saraydaki padişahtan dağdaki çobana varıncaya kadar her zümreye hitab ettiği için büyük bir kitle toplamıştır (GÜZEL, 1999, ss.30-40).
Ahmet Yesevî ile temelleri atılıp Yunus Emre ile gelişen Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı XVI. asırda da bu geleneğin devamı şeklinde ilerlemiştir. Bu dönemde kullanılan nazım şekilleri Aşık ve Divan Edebiyatı ile ortaktır. Ancak türler konusunda farklılık vardır. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'nda ilâhi, münâcat, tevhid, na't, mirâciye, mevlid, hilye, ramazaniye, mehdiye, hikmet, nutuk, devriye, şathiye gibi daha ismini sayamadığımız birçok tür kullanılmıştır. Dili her kesime hitab edebilme özelliğinden dolayı ne çok duru ne de Divan şiiri kadar ağdalıdır. Okuyan her insanın anlayabileceği bir dile sahiptir (GÜZEL, 1999, ss.43-47).

Kas 06
2008

Çin Seddi

Posted by kemal in tarih , arkeoloji

kemal

Uzaydan bakıldığında ince, uzun bir dere gibi görülebilen, insan eliyle yapılmış tek eser olan Çin Seddi, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanan dünyanın en uzun savunma duvardır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.

İlk set, M.Ö.7. yüzyılda Chu Krallığı tarafından, günümüzdeki Henan eyaletinde yapılmış olup fazla uzun değildir. M.Ö.3. yüzyılda Hun, Tunguz ve Moğolların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını korumak için İmparator Qin Shin Huang (Çe-Huang-Ti), burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. M.Ö.221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirek uzattı. M.Ö.3. yüzyıldan M.S.17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.

Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 10.000 kilometreyi bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 3.000 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M.Ö.221 ile M.S.608 yılları arasında yapılmıştır. 


Eki 20
2008

Galatasaray

Posted by zerdali in toplum , tarih

zerdali

Adı: Galatasaray Spor Kulübü

Kuruluşu: 1905 Sonbaharı

Kurucuları: Ali Sami Yen, Asım Tevfik Sonumut, Emin Bülent Serdaroğlu, Celal İbrahim, Bekir Sıtkı Bircan, Reşat Şirvanizade, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu, Abidin Daver


Eyl 30
2008

Âşık Edebiyatı

Posted by seveceksin in turkce , tarih , edebiyat

seveceksin
Âşık Edebiyatı yada diğer adıyla Anonim Halk Edebiyatı, halk arasında söylenip dilden dile dolaşan ve söyleyeni çoğu zaman belli olmayan, sözlü, ortaklaşa, birçoğu bestesiz, dili sade ve herhangi bir edebi tesir altında kalmayan, hece ölçüsüyle yazılan eserlerin oluşturduğu bir edebiyat koludur. Atasözü, deyim, bilmece, orta oyunu, mani, halk hikayesi, destan gibi birçok türü vardır.
Anonim Halk Edebiyatı, folklora dayalı folklor kaynaklarından doğan bir türdür. İsimsiz yani Anonim Edebiyat dilin kendiliğinden doğurduğu ürünlerin yarattığı edebiyattır (KARAALİOĞLU, 1980, s.237).
Sözlü yeteneklerle, cönk adı verilen defterlerle, âşıkların hafızaları ile bazı tarihi kaynaklarla ve divanlarla az çok bilgi edinebildiğimiz saz şiirinin ilk devreleri hakkında tam bilgimiz yoktur. Divan edebiyatı mensuplarının bu şiiri oluşturan şairlere düşmanlık beslemesi, tezkirelerinde onların biyografilerine ve eserlerine yer vermeleri yüzünden XVI. asırdan Karacaoğlan, Kerem Dede, Kul Mehmet, Öksüz Ali, Hayâli, Bahşî, Armutlu, Çarpanlı, Kul, Çulha ve Köroğlu gibi bazılarını 3-5 şiirle tanımak zorundayız. Birçoğu asker ocağından yetişme bu âşıkların teknik itibarıyla zayıf oldukları görülür. Adeta bir hazırlık devri karakteri gösteren bu asırdan sonra Âşık Edebiyatı'nın altın devrine ulaştığını görüyoruz (ELÇİN, 2000, s.10).
Âşık şiiriyle ilgili en kapsamlı çalışmaları yapan ve saz şairlerimiz için söylenebilecek sözlerin en güzellerini ortaya koyan Fuat Köprülü'dür. O, Türklerin İslam dinini kabul etmelerinden önceki devirlerde dini inanışlarını yerine getirirken yaptıkları merasimlerde halk şairlerinin de bulunduğunu kaydedip bu şairlerin cemiyette önemli bir yeri olduğunu belirtmektedir. İslamiyet'in kabulünden sonra ise bugün metinleri elimizde bulunmamakla beraber bu geleneğin aynen devam ettiğini biliyoruz (Türk Dili; Halk Şiiri, 1989, s.106).
XVI. yüzyılda Osmanlı'nın gelişmesine paralel olarak Âşık Edebiyatı'nın inkişaf ettiğini söyleyebiliriz. Askerlerin içinde âşıkların sayısı çoğalmıştır. Şehir ve kasabalarda, değişik sosyal tabakalara mahsus ayrı ayrı kahvehaneler, bozahaneler, meyhaneler gibi umumi toplantı yerleri vardı. Onlar belli mevsimlerde buralarda toplanıp âşık fasılları yaparlardı. Bunlar dışında sazlarını alıp seyahate çıkar ve köy köy dolaşıp şiirler söylerlerdi (GÜZEL-TORUN, 2003, ss.226-237).
XVI. yüzyılın başlıca âşıkları arasında Armutlu, Bahşî, Çırpanlı, Gedâ Muslî, Hayâlî, Karacoğlan, Köroğlu, Kul Çulha, Kul Mehmet, Kul Pîri, Oğuz Ali, Ozan, Öksüz Dede gibi şairleri sayabiliriz.

Üye formu

Bilimsel Resimler

Ağ Protokolleri

Fiziksel ağın maddeleri (sinyal çeşidi ve voltaj seviyeleri, bağlantı pin...

Devamı ...

Sayısal Depolama (Hafıza)

Sayısal hafızanın temel amacı ikili veriyi girebilmek ve yükleyebilmenin bi...

Devamı ...

Bilgisayar Sistemleri

News image

Bilgiyi giriş olarak alan, bunu belli bir kurala göre işleyen ve sonucu...

Devamı ...

Pascaline Makinası

News image

1642 yılında Blaise FASCAL, adına pascaline denilen,toplama ve çıkarm...

Devamı ...

Onluya Karşı İkili Sayı sistem

Dört farklı sayılandırma sistemi kullanarak sıfırdan yirmiye kadar say...

Devamı ...

Sayılandırma Sistemleri

Romalılar, eskiden beri kullanılan çizgi çekmek yöntemi y...

Devamı ...

More in: Blogum, rss

Etiketler

Geometrik şekiller

Geometrideki özel şekiller hakkında bilgi ve java appletleri bulabileceğiniz bir site

bilim haberleri

Güncel bilim haberlerini bulabileceğiniz güzel bir site

Geometri

Ders anlatımları ve soru çözümleri  bulabileceğiniz bir site

Pc dergi

Güncel teknoloji  haberlerini bulabileceğiniz güzel bir site

logo

 

Google, 2008’in en çok arananl

News image

Google, 2008 yılında her gün arama motoruna girilen milyonlarca sorguya dayanarak derlenen İnternet Zeitgeist’ini (Almanca’da zamanın ruhu anlamına gelen kelime) açıkladı....

Devamı ...

MySpace videoları cebe girecek

News image

MySpace, kullanıcılar tarafından yüklenen videoların mobil platformlarda görüntülenmesine olanak tanıyacağını açıkladı....

Devamı ...

Wikipedia editör dostu olmak i

News image

Wikipedia vakfı, sıradan kullanıcıların da İnternet ansiklopedisine katkıda bulunmasını sağlamayı amaçlıyor....

Devamı ...

e-Devlet Kapısı “Bismillah”la

News image

www.türkiye.gov.tr açıldı. Siteye erişimde Türkçe karakter sorunu yok, ancak birçok işlem için şifre gerekiyor. Şifre PTT’lerden bir günde, oturduğunuz yerden ise bir haftada ...

Devamı ...

e-devlet kapı duvar!

News image

2003 yılından beri yürütülen e-Devlet Projesi kapsamında bugün yayına girecek olan e-Devlet Kapısı, açılmasına saatler kala hâlâ kilitli görünüyor. Adreste ne bir test yayını, ne de “yakında hizmetteyiz” notu vardı, site resmi tören sonrasında açıldı....

Devamı ...

Mahkeme kararı Facebook’tan te

News image

Avustralya’da bir avukat, borcunu ödemeyen bir çifte, ipotek ettirdikleri evlerinin haczedildiğine dair mahkeme kararını sosyal iletişim ağı Facebook ile tebliğ ...

Devamı ...

Ayakkabı eylemi bilgisayar oyu

News image

ABD Başkanı George W. Bush’a hafta sonu Bağdat’ta yaptığı ziyaret sırasında ayakkabılarını fırlatan Iraklı gazeteci Muntazır El Zeydi’nin eyleminin yankıları İnternet’te de devam ...

Devamı ...

1,3 dolara satılık çalıntı Fac

News image

Bilgisayar korsanları, çaldıkları Facebook hesaplarının tanesini 1,3 dolardan çevrimiçi sahtekarlık çetelerine ...

Devamı ...

Google araması çeviri seçeneği

News image

Google, şirketlere özel ürettiği arama sunucularında diller arasında arama yapabilen bir düzeneğin testlerine başladı....

Devamı ...

Avrupa ile Asya iletişim kuram

Akdeniz’de denizaltından geçen 3 kabloda meydana gelen arıza nedeniyle Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasındaki internet ve telefon hizmetlerinde sorun yaşanıyor....

Devamı ...

Warner Music - YouTube ortaklı

News image

Warner Music, gelir paylaşımı modeline dayalı içerik ortaklığını sona ...

Devamı ...

Bu sitede erotizm içeren unsur

News image

İngiltere, web sitelerine filmlerde olduğu gibi bir derecelendirme sistemi getirmeyi ...

Devamı ...

Internet Explorer kan kaybediy

News image

Microsoft’un pazar lideri internet tarayıcısı Internet Explorer, tarihinin en düşük kullanım oranına ulaştı....

Devamı ...

Facebook paralı olmayacak

News image

Ünlü teknoloji blogu Techcrunch’ın yazarlarından Michael Arrington’un yaptığı “Facebook zor durumda” yorumları kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine yol açıyor....

Devamı ...

Wikipedia 6 milyon dolar hedef

News image

Geçtiğimiz Temmuz ayında Wikipedia’nın kurucusu ve kâr amacı gütmeyen Wikimedia Vakfı’nın yöneticisi Jimmy Wales tarafından başlatılan bağış kampanyası 6 milyon dolarlık hedefine ulaştı....

Devamı ...

More in: MATEMATİK, Genel, Health, Sağlık, teknoloji, Dünya, UZAY, Education, Kimya, Fizik, İcatlar, Mucidler , oyun, Rüzgar Enerjisi, Biyoloji

İskelet Ve Kas Sistemi

Canlılarda, vücuda desteklik sağlayan ve hareketi kolaylaştıran sistemdir. Tek hücrelilerde bu görevi hücre zarı ve hücre çeperi yapar. ...

Devamı ...

Bir Rekabet Silahı Olarak Ürün

News image

Ürün tasarımı başarı için önemli bir anahtardır, çünkü ürün maliyetinin, kalitesinin ve tüketici hizmetlerinin belirlenmesinde önemli bir paya sahiptir.  Bu üç faktör şirketin rekabet durumunun belirlenmesinde çok önemli bir pozisyona ...

Devamı ...

Hizmet Ürünlerinin Tasarımı Ve

News image

Hizmet, karşılanmamış ihtiyaçların tatmin edilmesi düşüncesi ile başlar.  İlk değerlendirme, piyasa potansiyelinin ve fizibilitesinin belirlenmesi ile yapılır, daha sonra da prototip tasarımı, analizi ve testi yapılır, bunların sonunda da sonuç tasarıma ulaşılır.  İmalat ve hizmet sistem tasarımları arasındaki farklar, müşteri odağının ve insan etkileşimi derecesinin farklı olmasıdır.  Hizmet sektöründe bunlar daha yoğun olduğu için taleplere daha hızlı cevap verilebilmesi için daha esnek olunması gerekir. ...

Devamı ...

Kalite Ve Güvenilirlik

News image

Bir ürün tasarımı tüketicinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik özelliklere sahip olmalıdır. Bu niteliklere uygunluk satın alma ve üretim departmanlarının sorumluluğu altındadır. Satın alınan ve kullanılan malzemelerin bu özelliklere uygunluğu kontrol edilmelidir. Ayrıca yetersiz üretim yöntemleri de kalitenin düşmesine yol açar.  Ambalajlama ve dağıtım da ürünlerin tüketicinin eline sağlam geçmesini sağlamada son derece önemlidir.  Son olarak kullanma kılavuzlarının kalitesi ve satış sonrası hizmetleri de ürünün başarıya ulaşmasında rol sahibidir. Piyasaya sürülen pek çok bilgisayar teknik bilgisi kuvvetli olmayanlar ...

Devamı ...

ÜRÜN GELİŞTİRME SÜRECİ

News image

  Ürün geliştirme çalışmaları, pazar araştırması ile başlayıp,ürünün tasarımı ile devam eden,üretim süreçlerinin tasarımı ile sürdürülüp,ürünün fiziksel olarak yapımı ile sonuçlanmayan ; ancak pazara sunulup geri bildirim ile çevrimi tamamlanan bir süreçtir. Bu süreç aslında ürünün yaşamı boyunca devam eder....

Devamı ...

ÜRÜN HAYAT DEVRELERİ

News image

Ürünlerin genel ekonomik açılardan ve işletme açısından ele alınabilen hayat(yaşam) dönemleri vardır. Ürünün hayat devresi, onun üretimi, satışı ve satış potansiyelinin ölçülmesi bakımından önemlidir. ...

Devamı ...

ÜRÜN GELİŞTİRMEYE YÖNELİK ANAL

News image

Ürün geliştirme yeni ya da mevcut ürünlerin pazarlarını belirlemekle başlar.  Tüketici ihtiyaçlarının tanımlanması beraberinde, söz konusu ürünle devam edip etmeme kararına kadar uzanan pek çok soruyu getirir. Piyasa, toplam hacmin, uzun ve kısa vadedeki satış artışlarının, mevcut ve olası rakip firmaların belirlenmesi amacıyla incelenir.  Bunlar da sektör analizleri, tüketici ihtiyaçlarının ölçülmesi, rakiplerin ve şirketin analiz edilmesi ürün hayat devrelerinin incelenmesi aracılığı ile ...

Devamı ...

YENİ ÜRÜN GELİŞTİRME NEDENLERİ

News image

Bir işletmenin yeni ürün üretimine yol açan nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1-   Kaynak kullanımı; kaynakların daha iyi kullanılmak istenmesi en önemli nedendir. Hatta bu yolla maliyetten bile düşüş sağlanması olasıdır. Bir işletmenin ilk amcı tam kapasite ile çalışmak olmalıdır. Bondan işletmenin personelinin , semayesininü, dağıtım kanallarının ve üretim araçlarının tam kullanılması kastedilmiştir. Bu sayede malların marjinal maliyetleri düşürülüp yeni yatırımlara kaynak aktarılması ve karın arttırılması ağlanabilir. Böylece basit giderler düşürülerek, üretilen ...

Devamı ...

YENİ ÜRÜN ÜRETMENİN NEDENLERİ

News image

Tüketici tercihlerinin sürekli değiştiği bir ortamda, bir ürünün sürekli satılması imkansızdır. Ayrıca gelişen teknoloji ve yoğun rekabet koşulları altında, yeni ürün üretmemek işletme açısından son derece riskli bir tutumdur....

Devamı ...

YENİ ÜRÜN KAVRAMI

News image

Yeni ürün. Pazara daha önce hiç sunulmamış ticari mal olarak tarif edilse bile, bu tarif günümüzün yeni ürün anlayışını tam olarak yansıtmamaktadır. Bunun için dört tip yeni ürün tarifi yapılabilir:...

Devamı ...

ÜRÜN KAVRAMI

News image

Ürün, bir ihtiyacı ya da isteği karşılamak amacıyla pazara sürülen,tüketim ve kullanım gibi işlevleri yerine getiren her şey olarak tanımlanabilir. Bu tanım içine fiziksel bir obje,hizmet,yer,insan,organizasyon,fikir ya da sayılanların hepsinin bir karışımı girebilir.  ürünler temelde 3 katagoride toplanır: özel prestij ürünleri, seçenekli ürünler ve standart ürünler....

Devamı ...

Bitki ve hayvan hücresinin kar

News image

  Görüldüğü gibi bitki ve hayvan hücreleri arasında bazı organel ve yapılar farklıdır. Plastidler, hücre çeperi ve büyük koful sadece bitki hücrelerinde bulunur. Sentrozom ve Lisozom sadece hayvan hücrelerinde bulunur.  Farklardan bir diğeri de stoplazmada bulunan besin maddeleridir. Nişasta, maltoz ve sükroz bitkisel hücrelerde bulunur. Glikojen ve Laktoz ise genellikle hayvansal hücrelerde ve bakterilerde bulunur. Ayrıca hücre bölünmesi yapılırken, hayvan hücreleri “boğumlanmak” suretiyle, bitki hücreleri ise “ara lamel” oluşturarak stoplazma bölünmesini gerçekleştirirler....

Devamı ...

ÇEKİRDEK (NUKLEUS)

News image

    Bakteri, mavi-yeşil alg ve memelilerin alyuvarları hariç bütün canlı hücrelerde bulunur. Çekirdeği olmayan canlılarda çekirdek maddesi (DNA’lar) stoplazmaya dağılmış olarak bulunur. Çekirdek hücrenin bütün hayatsal olaylarını kontrol eden (yöneten) merkez ve genetik maddenin koruyucusudur....

Devamı ...

HÜCRE STOPLAZMASI

News image

Hücre zarı ile çekirdek zarı arasını dolduran, organeller ve plazmadan meydana gelmiş bir karışımdır. Organeller ve plazma olarak iki kısımda ...

Devamı ...

HÜCRE ZARI

News image

Hücreyi dış ortamdan ayıran, dağılmasını önleyen, ona şekil veren ve onu dış etkilerden korumaya çalışan, canlı, esnek, çok ince ve yarı saydam bir zardır. Esas yapı maddesi “protein ve yağ” dır. En önemli özelliği seçici geçirgen olması, en önemli görevi ise, hücreye madde giriş çıkışını düzenlemesidir. Zar çok ince olduğundan ışık mikroskobuyla zor ...

Devamı ...

More in: Oss biyolji, Oss coğrafya, Öss fizik, Oss geometri, öss kimya, öss matematik, Öss türkce, İktisat

Video

Restore Default Settings
Şu anda 26 konuk çevrimiçi